ABD’de uzun vadeli tahvil getirilerinin 19 yılın en yüksek seviyelerine çıkması Wall Street’te endişeleri artırdı. Piyasa aktörleri, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in tahvil piyasasındaki baskıyı azaltmak ve getirilerdeki yükselişi sınırlamak için bir dizi adım attığına dikkat çekiyor.
Wall Street’te trader ve stratejistler, ABD Hazine Bakanlığı’nın son dönemde verdiği mesajların uzun vadeli tahvil faizlerindeki yükselişe karşı daha aktif bir politika izlenebileceğine işaret ettiğini değerlendiriyor.
Uzun vadeli ABD tahvil getirilerinin 19 yılın zirvesine ulaşması, yalnızca finansal piyasalar açısından değil, şirketlerden hane halkına kadar ekonominin genelinde borçlanma maliyetlerinin yükselmesi nedeniyle de yakından takip ediliyor.
Bessent'ten tahvil piyasasına yönelik hamleler
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent’in son dönemde attığı adımlar, piyasalarda tahvil getirilerindeki yükselişi sınırlama çabası olarak yorumlandı.
Bu adımların başında Japon yenine yönelik müdahale geldi. ABD, Japon para birimini desteklemek amacıyla 1998’den bu yana ilk kez döviz piyasasına müdahalede bulundu. Söz konusu hamlenin, Japonya’nın yen almak için elindeki ABD Hazine tahvillerini satma ihtimalini azaltabileceği değerlendiriliyor.
Hazine Bakanlığı'nın üç aylık tahvil satışlarına ilişkin son duyurusunda yaptığı değişiklik de yatırımcıların dikkatini çekti. Kılavuzdaki beklenmedik düzenleme, uzun vadeli tahvil satışlarının ilerleyen dönemde azaltılabileceği yönündeki beklentileri güçlendirdi.
Böyle bir adımın gerçekleşmesi halinde uzun vadeli ABD tahvillerindeki arz baskısının hafiflemesi ve getiriler üzerindeki yukarı yönlü baskının sınırlanması mümkün olabilir.
Fed Başkanı Warsh'a Bessent'ten destek
Bessent’in gündemindeki bir diğer konu ise ABD Merkez Bankası'nın (Fed) para politikası oldu.
Hazine Bakanı, son faiz toplantısında gelecekte izlenecek politikalara ilişkin sınırlı mesaj veren Fed Başkanı Kevin Warsh’ın iletişim stratejisine destek verdi. Bessent, radyo programları ve sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamalarda Warsh’ın yaklaşımını savundu.
Warsh’ın enflasyonla mücadelede hangi adımların ne zaman atılacağı konusunda net bir yol haritası ortaya koymaması, piyasalarda belirsizliği artırarak tahvil getirilerinin yükselmesinde etkili olmuştu.
ABD'nin 2 trilyon dolarlık bütçe açığı baskı yaratıyor
Tahvil piyasasının karşı karşıya olduğu temel risklerden biri de ABD’nin yüksek bütçe açığı olmaya devam ediyor.
Yıllık yaklaşık 2 trilyon dolara ulaşan bütçe açıklarının finansmanı için yüksek miktarda yeni borçlanmaya ihtiyaç duyulması, ABD Hazine tahvillerinin arzını artırıyor. Kalıcı enflasyon endişeleriyle birleşen yüksek tahvil arzı ise özellikle uzun vadeli getiriler üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturuyor.
Bu nedenle piyasalarda Bessent’in döviz müdahalesinden tahvil arzının yönetimine ve Fed politikalarına yönelik mesajlarına kadar attığı adımların, uzun vadeli faizlerdeki yükselişi kontrol altında tutmayı amaçladığı değerlendiriliyor.
JPMorgan: Hazine piyasadaki hareketin farkında
JPMorgan Asset Management Portföy Yöneticisi Priya Misra, Fed ve ABD Hazine Bakanlığı’nın uzun vadeli faizlerin ulaştığı seviyelerden giderek daha fazla endişe duyuyor olabileceğine dikkat çekti.
Misra, Japonya’ya yönelik müdahale, Fed Başkanı Warsh’a verilen destek ve uzun vadeli tahvil arzının azaltılabileceğine ilişkin sinyallerin, Hazine Bakanlığı’nın piyasadaki hareketleri yakından takip ettiğini ve elindeki farklı araçları kullanmaya hazır olduğunu gösterdiğini belirtti.
BNY ABD Makro Stratejisti John Velis ise mevcut harcama politikaları ve savaşın yarattığı mali yük nedeniyle uzun vadeli tahviller üzerindeki baskının hafifletilmesinin kolay olmayacağı görüşünü dile getirdi.
Tahvil getirileri piyasaların odağında
ABD tahvil getirilerinin seyri küresel piyasalar açısından kritik önem taşıyor. Uzun vadeli faizlerdeki yükseliş; şirketlerin finansman maliyetlerinden konut kredilerine, doların seyrinden hisse senedi değerlemelerine kadar birçok alanı doğrudan etkileyebiliyor.
Bu nedenle yatırımcıların odağında önümüzdeki dönemde ABD Hazine Bakanlığı’nın tahvil arzına ilişkin atacağı yeni adımlar ile Fed’in enflasyon ve faiz politikasına yönelik vereceği mesajlar olacak.
