İktisatçı Mahfi Eğilmez, Türkiye’nin 2023 yılından bu yana uyguladığı dezenflasyon programını değerlendirdi. Eğilmez, sadece faiz ve vergi düzenlemeleriyle enflasyonun tek haneli rakamlara inmesinin mümkün olmadığını belirterek, kalıcı çözüm için güven ve yapısal reformların şart olduğunu vurguladı.
Enflasyon Direncinin Kaynağı: Güven Eksikliği
“Faiz Yetmez” başlıklı yazısında mevcut programın sonuçlarına dikkat çeken Eğilmez, enflasyondaki direncin temel nedeninin olumsuz beklentiler olduğunu ifade etti. Eğilmez, şu değerlendirmelerde bulundu:
Beklentiler Düzelmeli: Geleceğe ilişkin güven zayıf olduğu sürece fiyatlama davranışlarının enflasyonist kalmaya devam ettiğini belirten Eğilmez, faiz oranlarındaki küçük değişimlerin değil, öngörülebilirliğin artmasının beklentileri düzelteceğini savundu.
Yapısal Reform Gerekliliği: Yatırımların artması ve uzun vadeli sermaye girişi için hukuk, siyaset ve sosyal yaşam alanlarında güven artırıcı yapısal reformların hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Sıcak Para Riski: Yapısal reformlar olmadan çekilen kısa vadeli sıcak paranın istikrar değil, kırılganlık ürettiğinin altını çizdi.
TCMB İletişimi Nasıl Olmalı?
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) mevcut faiz politikasına dair teknik bir öneride bulunan Mahfi Eğilmez, fiili faiz ile ilan edilen politika faizi arasındaki uyumsuzluğun kafa karışıklığı yarattığını belirtti. Eğilmez, politika faizinin yüzde 40 seviyesine yükseltilerek haftalık repo fonlamasına dönülmesinin, en azından iletişim açısından daha net bir tablo oluşturacağını ifade etti.
Maliyet Enflasyonu Uyarısı
Eğilmez, enerji maliyetlerinin fiyat artışlarında belirgin bir rol oynadığına dikkat çekerek, bu ortamda faizleri aşırı yükseltmenin maliyet enflasyonunu daha da tetikleyebileceği uyarısında bulundu. Gerçek dezenflasyon sürecinin ancak güven inşa edildiğinde başlayabileceğini sözlerine ekledi.
