ING Global, nisan ayı enflasyon verilerinin ardından yayımladığı analizde, dezenflasyon sürecindeki zorluklara ve Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimi konusundaki sınırlı hareket alanına dikkat çekti.
Nisan ayında enflasyonda gözlenen sert yükseliş, ekonomi yönetiminin dezenflasyon hedefleri önündeki engelleri artırıyor. ING Global tarafından yapılan değerlendirmede, yıllık enflasyon üzerindeki yukarı yönlü baskının teyit edildiği ve önümüzdeki dönemin dezenflasyon açısından oldukça zorlu geçeceği vurgulandı.
Enerji ve Jeopolitik Riskler Baskıyı Artırıyor
Analizde, özellikle petrol fiyatlarındaki belirsizliğin ve bu durumun diğer emtia fiyatlarına yansımasının enflasyon görünümü için ciddi bir risk oluşturduğu belirtildi. Hükümetin akaryakıt vergilerinde yaptığı düzenlemelerle petrol şoklarını dengelemeye çalıştığı ifade edilirken, dışsal şokların maliyetler üzerindeki etkisi korunuyor.
TCMB’nin Önceliği: Finansal İstikrar
ING, TCMB’nin mevcut jeopolitik gerilimler sırasında finansal istikrarı ön plana alan bir politika izlediğini belirtti. Bankanın, geçtiğimiz yıl yaşanan siyasi oynaklık dönemlerine benzer bir yaklaşımla döviz rezervlerini korumaya ve Türk lirasındaki değer kaybını kontrollü bir seviyede tutmaya odaklandığı ifade edildi.
Kurumun değerlendirmesine göre; yükselen enerji maliyetleri, büyümedeki yavaşlama sinyalleri ve dolarizasyon riskleri, Merkez Bankası’nın faiz indirimi için elini zayıflatıyor.
Enflasyon Raporu’nda Revizyon Beklentisi
Para Politikası Kurulu'nun (PPK) nisan ayı metnindeki temkinli duruşa atıfta bulunan ING, savaşın enflasyon beklentilerini yukarı çektiği uyarısında bulundu. Bu kapsamda, 11 Mayıs tarihinde açıklanacak olan yılın yeni Enflasyon Raporu’nda, hem yıl sonu tahminlerinde hem de orta vadeli hedeflerde yukarı yönlü revizyonların yapılması bekleniyor.
