TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen çerçeve yasaya ilişkin açıklamalarda bulundu. Düzenlemenin genel af niteliği taşımadığını vurgulayan Kurtulmuş, her dosya hakkında Kurul tarafından ayrı ayrı karar verileceğini söyledi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Anadolu Ajansı Editör Masası’nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Kurtulmuş, TBMM Genel Kurulu’ndaki görüşmeleri yaklaşık 12 saat süren ve 467 kabul, 87 ret, 7 çekimser oyla kabul edilen çerçeve yasa hakkında konuştu.
“Bu bir genel af değil”
Çerçeve yasanın kapsamına ilişkin kamuoyundaki tartışmalara yanıt veren Kurtulmuş, düzenlemenin genel af anlamına gelmediğini belirtti.
Kurtulmuş, “Tek tek her bir dosyayla ilgili Kurul’da kararlar verilecek ve Kurul’un verdiği kararlar çerçevesinde uygulama gerçekleşecek” ifadelerini kullandı.
Yasada devletin temel yapısına zarar verecek herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını savunan Kurtulmuş, milli egemenliği, Türkiye’nin birliğini ve bütünlüğünü, ulus devlet anlayışını ya da üniter yapıyı bozacak tek bir cümlenin yer almadığını söyledi.
“467 oy, toplumsal desteğin siyasete yansımasıdır”
Düzenlemenin 467 oyla kabul edilmesini değerlendiren Kurtulmuş, ortaya çıkan sonucun “Terörsüz Türkiye” sürecine verilen toplumsal desteğin siyasete yansıması olduğunu ifade etti.
Toplumun barış ve esenlik beklentisinin Meclis’teki oylamaya yansıdığını belirten Kurtulmuş, rapor çalışmalarında devletin temel nitelikleriyle ilgili herhangi bir tartışmanın gündeme gelmediğini kaydetti.
Şehit yakınları, gaziler ve toplumun geniş kesimlerinin hassasiyetlerini gözeten bir denge kurmaya çalıştıklarını dile getiren Kurtulmuş, sürecin milli hassasiyetler ve devlet yapısı korunarak yürütüldüğünü söyledi.
“Yasa kapıyı tamamen açtı”
Türkiye’nin bulunduğu coğrafyada iç bütünlüğünü güçlendirmesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, sürecin bu anlayışla başlatıldığını ifade etti.
Kurtulmuş, hazırlanan raporun sürece ilişkin kapıyı araladığını, yüksek oyla kabul edilen çerçeve yasanın ise bu kapıyı tamamen açtığını söyledi. Yeni dönemi “birlik ve kardeşlik yolu” olarak tanımlayan Kurtulmuş, siyasette kullanılan dilin de değişmesi gerektiğine dikkat çekti.
Siyasete “barış ve kardeşlik dili” çağrısı
Eski dönemin siyasi alışkanlıklarının geride bırakılması gerektiğini savunan Kurtulmuş, husumet ve karşıtlık üzerinden kurulan söylemlerin terk edilmesi çağrısında bulundu.
Siyasi aktörlerin yeni dönemin hassasiyetlerine uygun şekilde barış ve kardeşlik dili kullanması gerektiğini belirten Kurtulmuş, geçmiş dönem ezberlerine dayalı siyasetin bundan sonra toplumda karşılık bulmayacağını ifade etti.
