ABD ve İran arasındaki gerilim, Beyaz Saray’dan gelen "bekle-gör" mesajları ile uluslararası ajansların "askeri hazırlık tamam" iddiaları arasında gidip geliyor. ABD Başkanı Donald Trump, saldırı planını şimdilik askıya aldığını duyururken, Reuters’a konuşan kaynaklar her an bir operasyon dalgasının başlayabileceğini iddia ediyor.
Trump: İran’dan Güvence Aldık
Beyaz Saray’da gazetecilere açıklamalarda bulunan Donald Trump, Tahran hükümetinin protestoculara yönelik şiddet eylemlerini durduracağına dair "karşı taraftan" önemli bilgiler aldığını söyledi. Trump, "İran’daki cinayetlerin durdurulduğu söylendi. Çok iyi bir açıklama aldık, durumu izleyeceğiz ve sürecin nasıl gelişeceğini göreceğiz" ifadelerini kullanarak askeri harekatı şimdilik ertelediğini belirtti.
Reuters: Saldırı İhtimali Hala Çok Yüksek
Trump’ın bu yumuşama sinyaline rağmen, Reuters haber ajansı farklı bir tablo çiziyor. Ajansa konuşan Avrupalı diplomatik kaynaklar ve askeri yetkililer, ABD’nin İran’ı vurma ihtimalinin önümüzdeki 24 saat içinde hala çok yüksek olduğunu öne sürdü. Batılı yetkililere göre, Trump’ın açıklamaları Tahran’ı şaşırtmaya yönelik bir "öngörülemezlik stratejisi" olabilir.
Bölgedeki ABD Üslerinde Alarm
Askeri hareketlilik ise Trump’ın "askıya alma" açıklamasıyla çelişir nitelikte devam ediyor. Bloomberg ve Reuters’ın ortak geçtiği bilgilere göre:
Katar ve Çevre Üsler: İran’ın olası füze saldırılarına karşı El Udeid ve çevresindeki ABD personeli güvenli bölgelere yeniden konuşlandırıldı.
Hava Sahası Kapatıldı: İran, protestolar ve olası saldırı beklentisiyle Tahran üzerindeki hava sahasını sivil uçuşlara geçici olarak kapattı.
Hedef Listesi: Analistler; iç güvenlik tesisleri, füze fabrikaları ve önemli siyasi-askeri şahsiyetlerin hedef listesinin başında olduğunu belirtiyor.
Diplomasi mi, Taktiksel Sessizlik mi?
Haziran ayında yaşanan benzer gerilimlerle paralellik gösteren bu süreç, "yardım yolda" diyen Trump’ın diplomatik bir çıkış yolu mu aradığı, yoksa Venezuela örneğinde olduğu gibi baskın bir saldırıya mı hazırlandığı sorusunu akıllara getiriyor. Savunma analisti Becca Wasser, en çarpıcı seçeneğin doğrudan üst düzey siyasi figürlerin hedeflenmesi olabileceği konusunda uyarıyor.
