Aracı Kurum Çalışanı 18 Milyon Ceza Yer mi? Yiyorsa Kimle Yemiştir?
Sermaye piyasalarında haftanın sorusu belli:
Bir aracı kurum çalışanı, SPK’dan 18 milyon TL ceza yiyorsa, o parayı gerçekten tek başına mı yemiştir?
Bakın, bu yaşanmış bir olay.
SPK’nın yayımladığı resmî bültende açıkça yazıyor:
Cenk Karşit isimli bir şahsa, Borsa İstanbul Pay Piyasası’nda gerçekleştirdiği işlemler nedeniyle 18.505.450,02 TL idari para cezası kesilmiş.
Hem de VI-104.1 sayılı Piyasa Bozucu Eylemler Tebliği kapsamında.
Bu kişinin kamuya açık LinkedIn profilinde, hâlen bir aracı kurumda -Gedik Yatırım Menkul Değerler A.Ş.- görev yaptığı görülüyor. Pozisyonu da az buz değil: Institutional Sales & Trading.
Yani düşün: Bu kişi maaşla çalışıyor, sabah 9 akşam 6, belki biraz mesai, biraz telefon trafiği…
Sonra SPK geliyor, “piyasa bozucu işlem yapmışsın” diyor ve 18 milyonluk cezayı küt diye masaya koyuyor.
E o zaman biz de sorarız:
Bu adam içeride menemen mi karıştırdı da tek başına bu kadar büyük işlem yaptı?
Kurum nerede?
Yönetim?
Uyum birimi?
İç kontrol?
Yok mu kimse Gedik Yatırım içinde bu işlemleri görüp “hayırdır kardeşim, sen ne alıp satıyorsun böyle?” diyen?
Yok. Çünkü bizde kural basit:
Birileri yer, birileri bakar, SPK da sonradan ceza yazar.
Kime?
Genellikle kimseye dokunulmasın diye sadece çalışana.
Tabii bu işin magazini burada bitmiyor.
Bazı hisseler var, sosyal medyada her gün “bilanço şahane”, “grafik kırdı kıracak” diye pompalanıyor.
Tahta 20 kat yukarı gidiyor.
Aracı kurumlar emirleri şakır şakır geçiyor.
Vekaletler toplanıyor.
Sonra hisse çöküyor, yatırımcı gözyaşlarıyla Telegram’dan çıkıyor.
Ama kurumlar hâlâ sessiz.
Hiçbirinde bir “biz bu işin neresindeydik?” açıklaması yok.
Herkes “biz sadece aracıyız” diyor.
E güzel kardeşim, siz sadece aracısınız ama araçtan çıkan duman ortalığı yakıyor.
Bu hikâyede her şey var:
Yükselirken alkışlayanlar
Satarken sessiz kalanlar
Düşünce Twitter’dan “çok yazık oldu” diyenler
Ve tabii ki cezayı yiyince “şahsi bir durumdur” diyerek sıyrılan kurumlar
Yani bir hisse tavan olurken ortaklık hissi tam,
Ama ceza gelince “bizden değildir” protokolü başlıyor.
Ne güzel sistem be. Herkes oynuyor, kurban hep yatırımcı.
Bu saatten sonra yatırımcının kendine sorması gereken soru şu:
"Bu tahtada gerçekten hisse mi alıyorum, yoksa senaryoda figüran mıyım?"
Ve SPK'ya da bir not:
Ceza iyi güzel de… Bazen menüyü değil, mutfağı denetlemek gerekir.
