Doların gelişmiş ülke para birimleri karşısındaki değerini ölçen dolar endeksi, 2025 yılını 98,3 seviyesinden tamamlamasının ardından 2026'nın ilk üç çeyreğinde dalgalı ancak güçlü bir seyir izledi. Küresel merkez bankalarının para politikası beklentileri, ABD ekonomisinden gelen güçlü veriler ve Orta Doğu merkezli jeopolitik gerginlikler endeksin performansında belirleyici oldu.
2026'nın İlk Üç Çeyreğinde Dolar Endeksinin Seyri
Ocak (4 Yılın Düşüğü): Fed'in faiz indirimlerini sürdüreceği beklentileriyle ocak ayında 95,5 seviyesine gerileyen endeks, yaklaşık son 4 yılın en düşük seviyesini gördü.
Mart - Haziran (Jeopolitik Sıçrama): Orta Doğu'daki gerilimlerin enerji maliyetlerini artırması ve enflasyon endişelerini tetiklemesiyle martta 100'ü aşan endeks; mayısta 99,5'e, haziranda ise 101,8'e yükseldi.
Üçüncü Çeyrek Kapanışı: Haziran sonundaki 101,2 seviyesinden eylül sonunda 101,5'e yükselen endeks, yılın ilk 9 ayında toplam yüzde 3,3 değer kazancı kaydetti. Güncel olarak ise karışık ABD verileriyle 102,2 seviyesine çıkarak yaklaşık 1,5 yılın zirvesini test etti.

Uzmanların Değerlendirmeleri: Yüksek Petrol ve Tahvil Getirileri
Tim Waterer (KCM Trade Global): Yüksek petrol fiyatlarının enflasyon endişelerini canlı tuttuğunu ve Fed'in daha şahin bir duruş sergilemesini desteklediğini belirten Waterer, ABD Hazine tahvil getirilerindeki yükselişin de doları cazip hale getirdiğini ifade etti. Waterer, petrol fiyatlarında anlamlı bir geri çekilme olmadıkça doların destekleyici görünümünü koruyacağını kaydetti.
Kit Juckes (Societe Generale): Ağustos ayındaki tarım dışı istihdam verisinin (162 bin) beklentileri çok aşmasının, ABD ekonomisinin enerji fiyatlarından olumsuz etkilenmediği algısını güçlendirdiğini belirtti. Juckes, Hürmüz Boğazı'ndaki arz kesintileri ve dizel fiyatlarındaki artışın Asya ve Avrupa'da büyüme endişelerini artırarak dolara yaradığını vurguladı.
Jane Foley (Rabobank): G10 ülkelerindeki tahvil getirilerindeki sert yükselişin doların güvenli liman niteliğini artırdığını; avroda Fransa bütçe endişeleri, Almanya'daki siyasi gelişmeler ve düşük doğal gaz depolama seviyeleri gibi risklerin bulunmasının diğer G10 para birimlerinin cazibesini sınırladığını belirtti.
