Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) 2026 yılı ilk çeyrek raporuna göre Türkiye'de altın külçe ve sikke talebi yıllık bazda yüzde 29 artışla 26,1 tona yükseldi. Bu rakam, son yedi çeyreğin en yüksek seviyesine karşılık geliyor. İlk çeyrekte ons fiyatının ortalama 4.872 dolarda seyretmesiyle birlikte söz konusu talep hacmi 4,5 milyar dolara ulaşarak rekor bir değere işaret etti.
Talebi Besleyen Dinamikler Neler?
Türkiye'de altın talebindeki bu sıçramanın arkında birden fazla etken yatıyor. Enflasyonist baskıların sürdüğü bir ortamda bireysel yatırımcıların altına yönelimi belirleyici olmaya devam ediyor. Küresel belirsizlik ortamı, Trump yönetiminin yürürlüğe koyduğu gümrük tarifeleri ve jeopolitik gerilimler, güvenli liman varlıklarına olan talebi körüklüyor. TL cinsinden altın fiyatlarının tarihî zirvelerde seyretmesi ise Türk yatırımcıların bu enstrümana olan ilgisini kesmek bir yana, daha erken pozisyon alma güdüsünü pekiştiriyor.
Küresel Tablo da Rekor Kırdı
Türkiye'deki eğilim, küresel tablodan bağımsız değil. WGC verilerine göre 2026'nın ilk üç ayında dünya genelinde altın talebi parasal değer bazında yüzde 74 artışla 193 milyar dolara ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırdı. Külçe ve sikke talebinde ise tarihin en yüksek ikinci çeyrek performansı kaydedildi.
Merkez Bankaları Almaya Devam Etti
Merkez bankaları, çeyrek genelinde satış aktivitesinin artmasına rağmen net alıcı konumunu korudu. Yıllık bazda yüzde 3 artışla 244 ton net altın alımı gerçekleştirildi. Resmi sektörün bu tutarlı alım eğilimi, fiyat desteğinin yapısal boyutunu korumasında belirleyici rol oynuyor.
Mücevherat Daraldı, Harcama Arttı
Rekor altın fiyatları mücevherat sektörünü hacim bazında vurdu; ilk çeyrekte küresel mücevherat talebi yüzde 23 geriledi. Ancak yüksek fiyatların etkisiyle toplam mücevherat harcaması yüzde 31 artış gösterdi. Teknoloji sektöründe altın kullanımı ise yüzde 1 büyüyerek 82 tona ulaştı; artışın temel kaynağı olarak yapay zekâ altyapı yatırımları öne çıkıyor.
İzlenecek Göstergeler
Altın talebinin seyri açısından önümüzdeki dönemde Fed'in faiz kararları, merkez bankalarının alım temposunun sürdürülüp sürdürülmeyeceği ve Türkiye'deki enflasyon dinamikleri belirleyici olmaya devam edecek. WGC'nin ikinci çeyrek raporunun yaz aylarında açıklanması bekleniyor.
