Bir kişi hakkında yazmak kolay değil.
Hele sermaye piyasaları gibi hassas bir alanda, kamuya açık paylaşımları üzerinden değerlendirme yapıyorsanız daha da dikkatli olmak gerekiyor.
Çünkü burada amaç bir kişiyi yıpratmak değil; kamuoyuna yansıyan paylaşımlar ile bu paylaşımların yatırımcı üzerindeki etkisini sorgulamak.
Ancak bir isim, yüz binlerce kişiye sermaye piyasaları hakkında konuşuyor, belirli hisseleri ve fonları sürekli öne çıkarıyor, zaman zaman doğrudan yönlendirici ifadeler kullanıyor ve sonrasında bu paylaşımlar tartışma konusu oluyorsa, ortada artık değerlendirilmesi gereken meşru bir kamusal alan oluşur.
Bu nedenle burada ele alınması gereken konu özel hayat değil, tamamen kamuya açık paylaşımlar ve bu paylaşımların doğurduğu sonuçlardır.
Ortada kamuya açık paylaşımlar var.
Ve o paylaşımları konuşmak gerekiyor.
Bugün Vera Konsept Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, yani VRGYO, son derece önemli bir KAP açıklaması yaptı.
Şirketin açıklamasına göre ilgili yasal mercilerin kararı doğrultusunda şirket yönetiminin, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından kayyımlık yetkileriyle yönetilmesine karar verildi.
Mevcut yönetim kurulu üyelerinin yetkileri sona erdi.
TMSF Fon Kurulu'nun 18 Eylül 2026 tarihli kararıyla yeni yönetim kurulu atandı.
Şirket ayrıca faaliyetlerinin, projelerinin ve operasyonel süreçlerinin yeni yönetim altında sürdürüleceğini açıkladı.
Burada bir parantez açalım.
Kayyım atanması, tek başına şirketin battığı anlamına gelmez.
Hele herhangi bir kişinin suçunun kesinleştiği anlamına hiç gelmez.
Bunlara mahkemeler karar verir.
Ama halka açık bir şirketin mevcut yönetiminin yetkilerinin sona erdirilip yönetimin TMSF'ye geçmesi de sıradan bir gelişme değildir.
Bunu da küçümsemeye gerek yok.
Peki bunun Mehmet Mescioğlu ile ne ilgisi var?
Hukuken doğrudan bir bağlantı kurmuyorum.
Elimde Mehmet Mescioğlu'nun bugün verilen kayyım kararının tarafı olduğunu gösteren bir belge yok.
Benim ilgilendiğim konu başka:
Hafıza.
Tarih 22 Mart 2024.
Mehmet Mescioğlu, VRGYO'nun 51,05 TL'den tavan olduğu ekran görüntüsünü paylaşıyor.

Ne diyor?
Kendisini ve hisseyi eleştirenlere karşı:
“Bazen cevabı tahta verir.”
Devamında da insanların korkutulup sattırıldığını söyleyerek bunun “vebalini” soruyor.
Şimdi düşünün.
Yüz binlerce takipçisi olan bir hesap bir hisse tavan olduğunda ekran görüntüsünü paylaşacak, kendisini eleştirenlere “cevabı tahta verdi” diyecek, satış yapanlara ilişkin “vebal” ifadesini kullanacak…
Sonra biz buna sadece tarafsız piyasa yorumu diyeceğiz.
Ben diyemem.
Bu benim açımdan bir hisseyi cazip gösteren, yatırımcının kararını etkileyebilecek bir iletişim dili.
Üstelik mesele VRGYO ile de bitmiyor.
Asıl dikkat çekici olan, aynı üslubun daha sonra fonlarda karşımıza çıkması.
Bir takipçi soruyor.
Mehmet Mescioğlu cevap veriyor:
“TLY-TMV yarı yarıya böl. Bir de ev alırsın üstüne.”
Bu bir portföy dağılımı önerisi değil mi?
Başka bir gün soruyorlar:
“Hangi fonlar bayram yaşatır?”
Cevap:
“TLY yaşatır. Yanında TMV de varsa çifte bayram :)”
Bir başka paylaşımda THF'ye 9,9 milyar TL, DOH'a 4,4 milyar TL para girişi olduğunu yazıyor ve altına şunu ekliyor:
“Paramızı emanet edeceğimiz yeri biliyoruz şükür.”
Başka paylaşım:
Tera fonlarıyla tanışanların yüzde 60'ın üzerinde kârda olduğunu söylüyor.
Başka paylaşım:
“Boş yapanları boş verin beni dinleyin.”
Sonra:
“Bizim fonların tahtacıları havuzda serinliyor.”
Etiketlerde ne var?
TLY.
THF.
DOH.
TMV.
Bir noktada “fonlarımız” diyor.
Başka bir paylaşımında şahsi yatırımlarının büyük bölümünün Tera fonlarında olduğunu ve belirli koşullar devam ettiği sürece ayrılmayacağını söylüyor. Açık kaynaklarda arşivlenen paylaşımlarında Tera fonlarını aylar boyunca oldukça yoğun biçimde gündeme getirdiği de görülüyor.
Şimdi buna ne diyeceğiz?
“Adam fonları analiz ediyor.”
Hayır.
Analiz başka bir şey.
Fonun portföyünü açarsınız.
Hangi varlıkları taşıdığını yazarsınız.
Riskini anlatırsınız.
Likiditesini tartışırsınız.
Yönetim ücretini, portföy dağılımını, geçmiş performansını değerlendirirsiniz.
Sonunda da kararın yatırımcıya ait olduğunu söylersiniz.
Ama bir insana:
“TLY-TMV yarı yarıya böl.”
diyorsanız…
Arkasından:
“Bir de ev alırsın üstüne.”
diyorsanız…
Ben buna sadece analiz diyemiyorum.
Bu açık şekilde yönlendirici bir dil.
Hatta günlük Türkçeyle söyleyelim:
Pazarlama dili.
Buradaki “pazarlama” kelimesini özellikle açıklayayım.
Mehmet Mescioğlu'nun Tera'dan para aldığını, reklam anlaşması yaptığını veya komisyon aldığını iddia etmiyorum.
Böyle bir iddiayı destekleyecek elimde belge yok.
Ben kullanılan dili tarif ediyorum.
Ticari ilişki olup olmadığını araştıracak makam da ben değilim.
İşte tam da bu nedenle SPK var.
İşin daha ilginç tarafı ne biliyor musunuz?
SPK'nın güncel rehberi, yönlendirici nitelikte olmayan finansal bilgi ile yatırım tavsiyesi niteliğindeki içerikleri birbirinden ayırıyor. Genel yatırım tavsiyeleri ve yatırım danışmanlığının hangi şartlarda değerlendirileceğine ilişkin ayrıntılı düzenlemeler bulunuyor.
Ben hâkim değilim.
Savcı değilim.
SPK uzmanı sıfatıyla karar veren makam hiç değilim.
Dolayısıyla oturup buradan “şu suçu işlemiştir” diyemem.
Ama vatandaş ve sermaye piyasasını yıllardır takip eden biri olarak şunu sormak benim hakkım:
Bir kişiye doğrudan
“TLY-TMV yarı yarıya böl" demek nedir?
“Bir de ev alırsın üstüne” diyerek getiri beklentisi yaratmak nedir?
“TLY yaşatır” demek nedir?
“Paramızı emanet edeceğimiz yeri biliyoruz” demek nedir?
Bunlar yalnızca masum finansal bilgi midir?
Yoksa yatırımcı kararını etkileyen yönlendirici ifadeler midir?
Bunun cevabını ben vermeyeyim.
SPK versin.
Bir de işin vicdani tarafı var.
Piyasalar yükselirken sosyal medya çok güzel bir yer.
Kazanç ekranı paylaşılır.
Tavan paylaşılır.
Fon getirisi paylaşılır.
“Ben demiştim” denir.
Alkış gelir.
Takipçi gelir.
Etkileşim gelir.
Ama işler tersine dönünce aynı insanlar bu kez eski paylaşımları çıkarmaya başlar.
Bugün Mehmet Mescioğlu'nun ismi etrafında gördüğümüz tepkinin önemli bölümünün nedeni de bu.
Açık sosyal medya arşivlerinde, geçmişte onun önerdiğini düşündüğü ürünlerde zarar ettiğini söyleyen kullanıcıların eleştirilerine rastlanıyor. Örneğin Ağustos ayında THF paylaşımının altında bir kullanıcı, daha önce başka bir hissede Mescioğlu'nun yönlendirmesi nedeniyle zarar ettiğini düşündüğünü açıkça yazmıştı. Bu elbette tek başına Mescioğlu'nun zarardan hukuken sorumlu olduğunu kanıtlamaz; ancak takipçilerin onun paylaşımlarını nasıl algıladığını göstermesi açısından önemlidir.
Mesele tam olarak burada.
Yüz binlerce kişiye konuşuyorsanız:
Sözünüzün ağırlığı var.
O ağırlık yalnızca doğru çıktığınız günlerde size ait olamaz.
Yanlış çıktığında da sorumluluğunuz var.
En azından çıkıp açıklama yapma sorumluluğunuz var.
VRGYO bugün bize bir kez daha eski defterleri açtırdı.
Tekrar söylüyorum:
VRGYO'ya bugün kayyım atanması ile Mehmet Mescioğlu arasında herhangi bir hukuki bağlantı kurmuyorum.
Böyle bir bağlantıyı gösteren elimde belge yok.
Ama bir gerçek var:
Mescioğlu, VRGYO tavan olduğunda çıkıp “Bazen cevabı tahta verir” diyordu.
Bugün dönüp o tahtanın sonraki grafiğine baktığımızda, cevabın sadece bir günlük tavandan ibaret olmadığını da görüyoruz.
Ve sonra aynı kişi fonlarda çok daha açık ifadeler kullanıyor.
“TLY-TMV yarı yarıya böl.”
“Bir de ev alırsın üstüne.”
“TLY yaşatır.”
“Çifte bayram.”
“Paramızı emanet edeceğimiz yeri biliyoruz.”
Bunların hepsi kamuya açık paylaşımlar.
Ben kimsenin niyetini okuyamam.
Ama yazılanı okuyabilirim.
Ve burada artık son sözü söylemesi gereken yer sosyal medya değil.
Sermaye Piyasası Kurulu.
Buradan SPK'ya açık bir çağrıda bulunuyorum.
Mehmet Mescioğlu'nun TLY, TMV, THF, DOH ve diğer sermaye piyasası araçlarına ilişkin kamuya açık paylaşımları incelensin.
Özellikle takipçilere doğrudan verilen:
“TLY-TMV yarı yarıya böl”
gibi ifadelerin sermaye piyasası mevzuatındaki karşılığı tespit edilsin.
Varsa Tera Portföy, Tera Yatırım veya ilgili başka sermaye piyasası kuruluşlarıyla reklam, sponsorluk, ücret, menfaat ya da herhangi bir ticari ilişkisinin bulunup bulunmadığı ortaya çıkarılsın.
Paylaşımların yapıldığı tarihlerde söz konusu fonlarda veya bu fonların yoğun olarak taşıdığı sermaye piyasası araçlarında kendi pozisyonları bulunuyor muydu?
Varsa işlemlerin tarihleri neydi?
Bunlar da incelensin.
Bunları ben bilemem.
SPK bilebilir.
Ve eğer yapılan inceleme sonucunda sermaye piyasası mevzuatına aykırılık tespit edilirse de yaptırımı neyse uygulansın.
Kim olursa olsun.
Kaç takipçisi olursa olsun.
Ne kadar popüler olursa olsun.
Çünkü sermaye piyasasında kurallar, 500 takipçisi olana başka, 370 bin takipçisi olana başka uygulanamaz.
Ben “Mehmet Mescioğlu suçludur” demiyorum.
Buna karar verecek makam ben değilim.
Ben çok daha basit bir soru soruyorum:
Bu kadar açık paylaşım ortadayken SPK'nın inceleme başlatması için daha neyi bekliyoruz?
Ve eğer inceleme sonucunda mevzuata aykırılık varsa:
Gereğinin yapılması için daha neyi bekliyoruz?
Bazen cevabı tahta verir.
Bazen KAP verir.
Bazen de insanın karşısına, yıllar önce attığı tweetler çıkar.
