DİSK Araştırma Merkezi (DİSK-AR) tarafından hazırlanan “İşçi Sınıfının Geçim Krizi: Asgari Ücret, Vergi, Emeklilik” raporu, Türkiye’deki ücretli çalışanların ve emeklilerin karşı karşıya kaldığı derin gelir kaybını gözler önüne serdi. Rapor, asgari ücretin açlık sınırının altına gerilediğini, çalışanların vergi yükü altında ezildiğini ve her üç emekliden ikisinin geçinebilmek için çalışmak zorunda kaldığını ortaya koyuyor.
Asgari Ücret Milli Gelir Karşısında Eridi
Rapora göre, 1974 yılında kişi başına milli gelire oranı yüzde 80,6 olan asgari ücret, 2026 yılı itibarıyla yüzde 45,7 seviyesine kadar geriledi. Asgari ücretlinin 2005 yılından bu yana yaklaşık 23 Cumhuriyet altını tutarında bir alım gücü kaybı yaşadığı hesaplandı.
Türkiye, asgari ücretin yaygınlığı konusunda Avrupa ülkeleri arasında zirvede yer alıyor. Ülkede her 100 çalışandan 15’i asgari ücretin altında maaş alırken, asgari ücret ve yüzde 5 fazlası ile çalışanların toplam oranı yüzde 35 seviyesine yaklaşıyor.
İşçiler Yılın Üç Ayını Vergi İçin Çalışıyor
Ücretliler üzerindeki vergi yükü, yıl içerisinde yüzde 21,6’dan yüzde 29,7’ye kadar yükseliyor. Bu durum, işçilerin brüt maaşlarının dörtte birinden fazlasının vergi ve kesintilere gittiğini, dolayısıyla yılın yaklaşık üç ayının sadece vergileri karşılamak için çalışılarak geçtiğini gösteriyor.
Raporda dikkat çeken diğer veriler ise şöyle:
Toplanan her 100 TL verginin 64 TL’si dolaylı vergilerden oluşuyor.
Vergi gelirleri içerisinde işçilerin payı yüzde 19,6 iken, şirketlerin payı yüzde 13,1’de kalıyor.
Gelir vergisi dilimleri asgari ücret artışına paralel güncellenseydi, ilk vergi dilimi sınırı 190 bin TL yerine 658 bin TL’yi aşacaktı.
Her Üç Emekliden İkisi Çalışıyor
Emeklilerin durumu da gün geçtikçe zorlaşıyor. 2002 yılında asgari ücrete oranı yüzde 122 olan ortalama emekli aylığı, 2025 yılı itibarıyla yüzde 84’e düştü. Aynı dönemde emekli aylıklarının kişi başına milli gelire oranı da yüzde 46,4’ten yüzde 31,6 seviyesine indi.
Bu ekonomik tablo, emeklileri çalışma hayatının içinde tutmaya zorluyor. 2002 yılında emekliler arasında çalışma veya iş arama oranı yüzde 36,6 iken, bu oran 2025 yılında yüzde 69,5'e yükseldi. Rapora göre bu durum, Türkiye’deki her üç emekliden ikisinin hayatta kalabilmek için çalışmak zorunda kaldığını kanıtlıyor.
