Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 2025 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin "Finansal Hesaplar Raporu"nu yayımladı. Veriler, Türkiye ekonomisinin genel finansal dengelerinde iyileşme yaşandığını ve vatandaşın birikim tercihlerinde mevduatın ağırlığını koruduğunu gösteriyor.
Toplam Varlıklar 202 Trilyon Liraya Ulaştı
Rapora göre, yurt içi yerleşik sektörlerin toplam finansal varlıkları 202 trilyon TL olarak gerçekleşirken, yükümlülükler 214 trilyon TL seviyesinde kaydedildi. Bu dönemde Türkiye ekonomisinin net finansal pozisyon açığının GSYH’ye oranı, bir önceki döneme kıyasla 1,9 puanlık düşüşle yüzde 20,8’e geriledi.
Ekonomi "Net Borç Veren" Konumuna Geçti
Sektörel işlemler incelendiğinde dikkat çekici bir değişim gözlendi. Bir önceki çeyrekte GSYH’nin yüzde 3,2’si oranında net borç alan konumunda olan toplam ekonomi, bu çeyrekte GSYH’nin yüzde 0,6’sı oranında net borç veren pozisyonuna yükseldi.
Vatandaşın Tercihi Yine Mevduat Oldu
Hanehalkı finansal verileri, bireysel yatırımcıların güvenli liman arayışının sürdüğünü kanıtladı:
Varlık Dağılımı: Hanehalkı varlıkları içinde para ve mevduat kalemi yüzde 56 pay ile liderliğini sürdürdü.
Borç Yapısı: Vatandaşın yükümlülüklerinin neredeyse tamamı banka kredilerinden oluştu.
Şirketler: Finansal olmayan kuruluşlarda ise varlıkların yüzde 52’si, yükümlülüklerin ise yüzde 49’u hisse senedi ve özkaynaklardan meydana geldi.
Türkiye'nin Borçluluk Oranı Dünya Ortalamasının Altında
Küresel ölçekte yapılan karşılaştırmalarda Türkiye’nin borçluluk seviyelerinin makul düzeyde kaldığı görüldü. Kredi ve borçlanma senetlerinden oluşan toplam borcun GSYH’ye oranı, 2025’in üçüncü çeyreğinde yüzde 94 olarak gerçekleşti. Bu oran, önceki çeyreğe göre sınırlı bir artış gösterse de birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeye kıyasla düşük seviyelerde kalmaya devam ediyor.
