Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen "Türkiye Yüzyılında Yatırım ve Finans" programında önemli açıklamalarda bulundu.
Ekonomi programının kararlı ve koordineli bir şekilde uygulanmaya devam edeceğini vurgulayan Yılmaz, Türkiye’nin uluslararası yatırım açısından güçlü konumunu koruduğunu ve temel önceliklerinin makro finansal istikrarı sağlamak, enflasyonu düşürmek ile dengeli, sürdürülebilir büyümeyi korumak olduğunu belirtti.
"Üreten Sektörler Stratejik Bir Tercih"
İmalatçı, sanayici ve tarımsal üretim yapanlar için kurumlar vergisinin yüzde 12,5'e düşürüldüğünü açıklayan Yılmaz, "Üreten sektörlerden vazgeçemeyiz, bu stratejik bir tercih" ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin üretim merkezi olabilecek bir konumda bulunduğunu belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı; transit ticarete yeni teşvikler getirildiğini, İstanbul Finans Merkezi'ne ayrıcalıklı destekler eklendiğini ve dijital şirket kurulumunun kolaylaştırıldığını aktardı. Küresel yatırımlardan alınan yüzde 1'lik payın yetersiz olduğunu ifade eden Yılmaz, ilk aşamada bu oranı yüzde 1,5'e çıkarmayı hedeflediklerini ve 30 milyar dolar perspektifiyle başlatılan yeni teşvik sisteminin bu süreçte önemli bir unsur olduğunu vurguladı.
"Bankacılık Sektöründe Büyüme Potansiyeli Sürüyor"
Bankacılık sektörünün güçlü yapısına dikkat çeken Yılmaz, katılım bankacılığının 4,2 trilyon liraya ulaştığını ve sektörde halen büyüme potansiyeli bulunduğunu ifade etti. Mart 2026 itibarıyla sermaye yeterlilik oranının yüzde 16 seviyesinde gerçekleştiğini aktaran Yılmaz, reel sektör ile finans sektörünün birbirini tamamladığını, reel sektör geliştikçe finans sektörünün de büyüyeceğini kaydetti.
Türkiye Dünyanın 16’ncı Büyük Ekonomisi
Türkiye'nin uluslararası yatırım açısından cazip ülkeler arasında yer aldığını belirten Yılmaz, doğrudan yatırım girişinin 12,6 milyar dolar seviyesinde olduğunu bildirdi. Yıllıklandırılmış mal ihracatının 276 milyar dolarla rekor seviyeye ulaştığını ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Türkiye ekonomisinin geçen yıl 1,6 trilyon dolara çıktığını; nominal dolar bazında dünyanın 16'ncı, satın alma gücü paritesine göre ise 11'inci büyük ekonomisi olduğunu sözlerine ekledi.
