Citigroup, Türkiye’nin dezenflasyon sürecine ilişkin yayımladığı analizde, fiyat istikrarı yolunun belirsizliklerle dolu olduğu uyarısında bulundu. Banka, Orta Doğu’daki gerilimin enerji maliyetleri üzerindeki baskısı nedeniyle yıl sonu enflasyon beklentisini yüzde 30 seviyelerinde belirledi.
Nisan ayı enflasyon verilerinin beklentileri aşmasının ardından yabancı finans kuruluşları Türkiye ekonomisine yönelik analizlerini güncellemeye başladı. Citi ekonomisti İlker Domaç tarafından hazırlanan raporda, Türkiye’nin dezenflasyon sürecinin Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) öngörülerinden daha yavaş ilerleyebileceği vurgulandı.
Enerji Maliyetleri ve Sektörel Beklentiler Ön Planda
Rapora göre, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların tetiklediği yüksek enerji fiyatları, dezenflasyonun önündeki en büyük engel olarak değerlendiriliyor. Sektörel bazdaki enflasyon beklentilerinin de fiyat düşüş hızını yavaşlattığı belirtilen analizde, sadece döviz kuru istikrarının beklentileri kontrol altında tutmak (çıpalamak) için yeterli olmayabileceği ifade edildi.
TCMB’nin Sıkılaşma Adımları İçin İki Kritik Koşul
Citi, TCMB’nin doğrudan bir faiz artışı veya ek sıkılaşma adımları atması için iki ana göstergeyi takip edeceğini öngörüyor:
- Rezerv Yönetimi: Merkez Bankası rezervleri üzerindeki baskının sürdürülebilir bir yapıya bürünmesi.
- Mevduat Davranışı: Yurt içi yerleşiklerin Türk Lirası mevduat tercihlerinde ve tasarruf alışkanlıklarında belirgin bir değişim gözlemlenmesi.
Analizde ayrıca, dezenflasyon hedeflerine ulaşılması adına para birimindeki değer kaybı hızında bir ayarlama yapılmasının ve faiz artışının hala masadaki seçenekler arasında yer aldığı kaydedildi.
