Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirimlerine ara vermesi ve küresel jeopolitik gerilimlerin tırmanması, reel sektörde nakit akışı yönetimini alarm seviyesine taşıdı. Coface, yüksek finansman maliyetleri ve zayıflayan talep kıskacındaki şirketler için kritik uyarılarda bulundu.
TCMB Faiz İndirimlerinde Frene Bastı
Ocak ayında politika faizini 100 baz puan indirerek yüzde 37’ye çeken Merkez Bankası, yılın ikinci Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında beklentilerin aksine faizi sabit tutma kararı aldı. Orta Doğu’daki savaşın yarattığı piyasa oynaklığına karşı likiditeyi sıkılaştıran banka, faiz indirim sürecine ara verdiğini duyurdu. Bu karar, reel sektör için yüksek faiz ortamının ve maliyet baskısının bir süre daha devam edeceği anlamına geliyor.
Şirketlerin Nakit Akışı ve Tahsilat Riski Artıyor
Dünyanın önde gelen ticari alacak sigortası şirketlerinden Coface, mevcut tablonun şirketlerin yalnızca yeni finansmana erişimini değil, mevcut alacaklarının yönetimini de zorlaştırdığını vurguladı. Coface Ekonomisti Seltem İyigün, yüksek faiz ve talep daralması birleştiğinde, firmaların nakit akışını korumasının ve alacak tahsilat süreçlerini profesyonelce yönetmesinin her zamankinden daha stratejik bir önem kazandığını belirtti.
Enerji Fiyatları ve Hammadde Tedariği Üretimi Tehdit Ediyor
Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisini doğrudan enerji fiyatları üzerinden etkilediğine dikkat çeken İyigün, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan hammadde tedariği yalnızca petrol ve doğalgaz ile sınırlı değil. Türkiye, imalat sanayinin temel girdisi olan petrokimya ve plastik ürünlerinin büyük kısmını bu bölgeden ithal ediyor. Bölgedeki aksaklıklar, finansman ve ciro sorunlarına ek olarak ciddi bir üretim krizini tetikleyebilir."
Dezenflasyon Süreci ve Reel Sektör Üzerindeki Baskı
Zirai don ve küresel petrol fiyatlarındaki artış nedeniyle 2026 yılı başında dezenflasyon sürecinin yavaşladığı görülüyor. Yurt içi satışlardaki durgunluğun ihracatla telafi edilememesi, yüksek borçluluk ve aylık kredi kısıtlamaları reel sektörün hareket alanını daraltıyor. Bu süreçte uzmanlar, firmaların müşteri risk analizlerini güçlendirmeleri ve alternatif finansman yöntemlerine yönelmeleri gerektiğini hatırlatıyor.
