Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu sunumunda kritik güncellemeleri paylaştı. Orta Doğu’da tırmanan gerilim ve savaşın yarattığı belirsizliklerin gölgesinde; 2026 yılı ara hedefi yüzde 16’dan yüzde 24’e, yıl sonu enflasyon tahmini ise yüzde 18’den yüzde 26’ya yükseltildi.
Ekonomi yönetiminin "tahmin aralığı" iletişimini kaldırarak doğrudan rakam vermesi ve hedefleri yukarı yönlü güncellemesi, uzmanlar tarafından farklı açılardan mercek altına alındı.
Hedeflerde Sapma: 8 Puanlık Revizyonun Anlamı
Karar sonrası değerlendirmelerde bulunan Prof. Dr. Hakan Kara, revizyonun boyutuna dikkat çekti. Merkez Bankası'nın enflasyon tahminini 8 puan birden artırmasının rakamsal muhasebesinin sunumda tam olarak yer almadığını belirten Kara, hedeflerin daha gerçekçi bir noktaya çekilmesinin stratejik olarak doğru olduğunu ancak bu yeni seviyenin bile yakalanmasının güç olduğunu ifade etti.
"Beklenen Oldu Ancak Riskler Sürüyor"
Revizyonu "beklenen bir gelişme" olarak niteleyen Prof. Dr. Emre Alkin, piyasa gerçekleri ile hedefler arasındaki mesafeye vurgu yaparak, "Hedef yine tutmayacak" yorumunda bulundu. Ekonomistlerin genel görüşü, yukarı yönlü güncellemenin piyasadaki güven erozyonunu durdurmaya yönelik bir "gerçeklik hamlesi" olduğu yönünde birleşti.
Faiz İndirimi Beklentileri Rafa mı Kalktı?
Ekonomist İris Cibre, TCMB'nin iyimser tondan gerçekçi bir tona geçtiğini savundu. Kendi beklentisinin yüzde 30 seviyesinde olduğunu belirten Cibre, Merkez Bankası'nın tahminini yüzde 26'da tutarak piyasaya "sıkı para politikasına devam" mesajı verdiğini vurguladı. Bu tablonun ışığında Haziran ayında bir faiz indirimi beklemediğini de sözlerine ekledi.
Para Politikasında "Havlu Atmama" Stratejisi
İktisatçı Ali Çufadar ise hedefin yüzde 24’e çıkarılmasının mevcut para politikası duruşunu değiştirmeyeceğini belirtti. TCMB’nin bu hamleyle kur istikrarı ve sıkılık mesajını yinelediğini ifade eden Çufadar, "Merkez Bankası en azından havlu atmadı. Eğer bölgesel gerilimler Haziran ayına kadar azalırsa, yeni bir revizyon ihtiyacı ortadan kalkabilir" değerlendirmesini yaptı.
