Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye'nin borç sermayesi piyasasına ilişkin çarpıcı öngörülerini paylaştı. Kurumun analizine göre, Türkiye’nin borçlanma hacmi 2026 yılında 540 milyar dolar sınırını geçmeye hazırlanıyor.
Yüksek Finansman İhtiyacı ve Vade Dönüşleri Etkili
Fitch tarafından yayımlanan raporda, bu büyümenin arkasındaki temel itici güçler olarak yüksek dış finansman ihtiyaçları, yaklaşan önemli vade tarihleri ve ihraççıların fon kaynaklarını çeşitlendirme stratejileri gösterildi. Türkiye'nin küresel piyasalardaki aktif rolüne dikkat çekilen analizde, ülkenin 2025 yılında Çin hariç tutulduğunda, ABD doları cinsinden tahvil ihraç eden dördüncü büyük gelişmekte olan piyasa olduğu hatırlatıldı.
Faiz İndirimi Beklentileri Fonlama Ortamını Rahatlatabilir
Analizde, hem Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) hem de ABD Merkez Bankası (Fed) kanadından beklenen faiz indirimlerinin, borçlanma piyasası için daha elverişli ve sürdürülebilir bir fonlama iklimi oluşturabileceği vurgulandı.
"Stres Dönemlerinde Bile Piyasaya Erişim Sürdü"
Fitch Küresel İslami Finans Başkanı Bashar Al-Natoor, Türkiye'nin piyasa direncine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:
"Türkiye hem devlet tahvilleri hem de özel sektör ihraçları ile en zorlu stres dönemlerinde dahi borç sermayesi piyasalarına erişimini korumayı başardı. Özellikle dijital yerli Türk tahvilleri ve varlığa dayalı sukuk ihraçları gibi yenilikçi araçların piyasa çeşitliliğine katkı sağladığını görüyoruz."
Riskler Masada Kalmaya Devam Ediyor
Raporda büyüme öngörülerinin yanı sıra, piyasanın maruz kaldığı risk faktörlerine de geniş yer verildi. Türkiye'nin borç sermaye piyasasının;
- Yüksek enflasyon,
- Döviz kuru ve faiz oranı dalgalanmaları,
- Jeopolitik riskler,
- Küresel gümrük vergisi belirsizlikleri
gibi başlıklardan etkilenmeye devam edeceği ifade edildi.
