Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından açıklanan haftalık bankacılık verileri, 2026 yılı başında bireysel kredi piyasasında yeni bir dönemin başladığını gösterdi. 9 Ocak haftası itibarıyla ihtiyaç kredisi faizleri, ticari kredi ve mevduat faizlerinden keskin bir şekilde ayrışarak yüzde 50 barajını aştı.
Bireysel Kredi Maliyetlerinde Yukarı Yönlü Kırılma
2024 yılında görülen tarihi zirvelerin ardından bir miktar gevşeyen bireysel kredi faizleri, 2026’ya hızlı bir giriş yaptı. Kredili mevduat hesapları (KMH) hariç tutularak hesaplanan verilere göre, ihtiyaç kredisi faiz oranı yüzde 50,2 seviyesine ulaştı. Bu rakam, tüketicilerin finansmana erişim maliyetinin yeniden kritik bir eşiğe geldiğini kanıtlıyor.
Ticari Kredi ve Mevduat ile Makas Açılıyor
Haberin en dikkat çekici noktası ise ihtiyaç kredileri ile diğer bankacılık ürünleri arasındaki makasın açılması oldu. Aynı dönem verilerine bakıldığında:
Ticari Kredi Faizleri: %39,0 seviyesinde sabit kalarak daha yatay bir seyir izledi.
Mevduat Faizleri: 1–3 ay vadeli ortalama TL mevduat getirisi %38,3 ile %38,7 bandında kaldı.
Bu tablo, bireysel tüketicinin borçlanma maliyetinin hem ticari kredilerin hem de mevduat getirilerinin yaklaşık 11-12 puan üzerine çıktığını gösteriyor.
Bankacılık Sektöründe Dengeler Değişiyor
Sektör temsilcileri, mevduat faizlerinin kredi faizlerinin bu denli altında kalmasını, bankacılık sektöründeki fonlama maliyetleri ile kredi fiyatlaması arasındaki dengenin bireysel kredi lehine bozulması olarak yorumluyor. 2024 yılında %60 seviyelerini gören faiz oranlarının ardından yaşanan bu yeni dalga, piyasalarda sıkılaşma adımlarının yeniden güç kazandığına dair sinyaller veriyor.
Gözler, önümüzdeki haftalarda TCMB’nin likidite adımları ve bankaların kredi iştahı üzerindeki etkilerinde olacak.
