ABD Merkez Bankası (FED), Mayıs 2026 dönemine ait Finansal İstikrar Raporu’nu yayımladı. Raporda, küresel piyasaları sarsabilecek jeopolitik riskler ve olası bir petrol şoku, finansal sistemin önündeki en büyük tehditler olarak sınıflandırıldı.
Orta Doğu Gerilimi ve Enerji Piyasaları
Raporda yer alan anket sonuçlarına göre, piyasa katılımcıları özellikle Orta Doğu’daki çatışmaların enerji arzında uzun süreli kesintilere yol açmasından endişe duyuyor. İran merkezli gerilimlerin enerji fiyatlarını tırmandırabileceği, bunun da dünya genelinde kalıcı yüksek enflasyon riskini tetikleyebileceği vurgulandı.
Uzmanlar, enerji fiyatlarındaki artışın ekonomik büyümeyi yavaşlatsa dahi merkez bankalarını para politikasında sıkılaşmaya zorlayabileceğine dikkat çekiyor. Bu durumun, yatırımcılarda riskten kaçınma eğilimini artırarak finansal sistemdeki diğer kırılganlıkları derinleştirebileceği belirtiliyor.
Yapay Zeka ve Özel Krediler Mercek Altında
FED’in raporunda, geleneksel risklerin yanı sıra teknolojik ve yapısal değişimlere de geniş yer ayrıldı. Yapay zeka kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte;
- Hisse senedi değerlemelerindeki aşırı ısınma,
- Sermaye harcamalarının borçla finanse edilmesi sonucu oluşan kaldıraç etkisi,
- İş gücü piyasasında yaşanabilecek olası zayıflıklar,
finansal istikrarı tehdit eden unsurlar arasında sıralandı. Ayrıca, özel kredi piyasalarındaki likidite durumu ve kredi kalitesindeki değişimlerin, daha geniş piyasalara sirayet edebilecek bir baskı oluşturabileceği kaydedildi.
Küresel Ekonomi İçin Temel Risk Faktörleri
FED, finansal sistemi etkileyebilecek diğer risk faktörlerini ise şu şekilde listeledi:
- Borç sürdürülebilirliği ve politika belirsizliği
- Siber saldırılar ve piyasa likiditesindeki sıkışıklık
- Uzun vadeli yüksek faiz oranları
- Tedarik zincirindeki aksamalar ve emtia kıtlığı
FED, küresel jeopolitik gerilimlerin kötüleşmesinin ABD finansal sistemi üzerinde birden fazla kanal aracılığıyla olumsuz etkiler yaratabileceği konusunda uyarılarını yineledi.
