Morgan Stanley, Orta Doğu'daki çatışmaların tetiklediği petrol fiyatı şokunun Fed’in faiz indirimi takvimini bozabileceği uyarısında bulundu. Avrupa Birliği cephesinde ise enerji maliyetleri nedeniyle enflasyon tahminleri yukarı yönlü revize ediliyor.
Küresel piyasalarda gözler, Orta Doğu'da devam eden gerilimin ekonomi üzerindeki etkilerine çevrildi. Morgan Stanley ekonomistleri, Fed'in haziran ayında faiz indirimlerine başlaması yönündeki baz senaryosunu korumakla birlikte, petrol fiyatlarındaki sert yükselişin bu süreci ciddi şekilde öteleyebileceğini vurguluyor.
Fed İçin "Petrol" Belirsizliği
Morgan Stanley baş ABD ekonomisti Michael Gapen liderliğindeki ekip, yayımladıkları notta Fed’in haziran ve eylül aylarında toplam iki kez 25 baz puanlık indirim yapma beklentisini sürdürdüklerini belirtti. Ancak banka, petrol kaynaklı enflasyon baskılarının bu takvimi eylül veya aralık ayına kadar sarkabileceğine dikkat çekiyor.
Analistlere göre, petrol fiyatlarının mevcut çatışma öncesi seviyelere dönmemesi durumunda, 2026 genel enflasyon verileri üzerinde baskı artacak ve işsizlik oranı 2028 sonuna kadar yüksek seyrini koruyacak. Bu senaryoda Fed’in, "azami istihdam ve dengeli fiyatlar" şeklindeki ikili görevini dengelemek için daha geç ancak daha agresif bir gevşeme sürecine girmesi muhtemel görünüyor.
Avrupa İçin Enflasyon ve Büyüme Riski
Orta Doğu'daki savaşın etkileri sadece ABD ile sınırlı değil. Avrupa Birliği de enerji fiyatlarındaki yükselişin yarattığı riskleri masaya yatırdı. AB Ekonomi Bakanı Valdis Dombrovskis, Brent petrolün 100 dolar civarında seyretmesi ve doğal gaz fiyatlarının megavat-saat başına 75 euro seviyelerinde kalması halinde, bölge enflasyonunun yüzde 3’ün üzerine çıkabileceğini belirtti.
Bu tablo, Avrupa ekonomisi için şu sonuçları doğurabilir:
Büyüme Kaybı: 2026 büyüme tahminleri yüzde 1,4 seviyesinden yüzde 1,0'e gerileyebilir.
Enflasyon Baskısı: 2026 enflasyonunun öngörülen yüzde 2,1 seviyesinin 0,7-1 puan üzerinde gerçekleşmesi bekleniyor.
AMB'nin Hamlesi: Enflasyondaki bu belirgin artış, Avrupa Merkez Bankası’nı yeniden faiz artışına zorlayabilecek bir senaryo olarak değerlendiriliyor.
Yatırımcılar, Avrupa Merkez Bankası'nın olası faiz artışlarına karşı fiyatlamalarını güçlendirirken, piyasalar 19 Mart'taki karar metnini yakından izliyor.
