Gedik Yatırım Araştırma’nın hazırladığı “Tasfiye Kararı Verilen Yatırım Fonları ile İlgili Değerlendirme” raporu, Sermaye Piyasası Kurulu’nun (SPK) kararıyla tasfiye sürecine giren yatırım fonlarındaki krizin boyutlarını rakamlarla gözler önüne serdi. 30 Eylül 2026 tarihi itibarıyla tasfiye kapsamındaki 129 fonun toplam büyüklüğü 652,3 milyar TL’ye ulaşırken, portföy içeriği incelenebilen fonlarda yaklaşık 334 milyar TL’lik varlığın likiditesinin sınırlı olabileceği hesaplandı.
Tasfiye Kapsamındaki Fon Büyüklüğü 756 Milyar TL’ye Ulaşıyor
SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla yedi portföy yönetim şirketinin kurucusu olduğu 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verildi. MKK verilerine göre, söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.
30 Eylül 2026 itibarıyla tasfiye kapsamındaki fonların toplam büyüklüğü 652,3 milyar TL olarak kayıtlara geçti. Bu tutarın 305,1 milyar TL’si para piyasası fonlarında, 347,2 milyar TL’si ise diğer fonlarda yer alıyor. Tasfiyeye alınmadan alım satıma kapatılan 103,7 milyar TL'lik kısım da eklendiğinde, işleme kapalı toplam fon büyüklüğü 756 milyar TL’yi buluyor. Fonların işleme kapalı olduğu dönemde yaşanan yüzde 34,3’lük düşüş ise büyük ölçüde portföylerdeki payların fiyat kaybından kaynaklanıyor.
Varlıkların Yüzde 76,5’i Tera Portföy’ün 6 Fonunda Yoğunlaşıyor
Raporda, tasfiye kapsamındaki varlıkların belirli fonlarda olağanüstü düzeyde toplandığına dikkat çekiliyor. Tasfiye kapsamındaki 652,3 milyar TL’nin yüzde 76,5’i Tera Portföy’ün yalnızca 6 fonunda bulunuyor.
Tera Portföy Birinci Serbest Fon’un (TLY) büyüklüğü 243,6 milyar TL, Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu’nun (TP2) büyüklüğü ise 224,4 milyar TL seviyesinde bulunuyor. Yalnızca bu iki fon, tasfiye kapsamındaki toplam büyüklüğün yüzde 72’sini oluşturuyor. Bu durum, tüm tasfiye sürecinin seyrini doğrudan bu iki fonun performansına bağlı kılıyor.
İncelenen Varlıkların Yüzde 58,6’sının Likiditesi Sınırlı
Gedik Yatırım, tasfiye kapsamındaki 129 fondan portföy içeriğine erişilebilen 48 fonu ayrıntılı bir analize tabi tuttu. Sayısal olarak toplamın sınırlı bir kısmını oluşturan bu 48 fon, 569,9 milyar TL ile tasfiye kapsamındaki büyüklüğün yaklaşık yüzde 87’sini temsil ediyor.
Yapılan incelemede, toplam 1.339 pozisyon tek tek değerlendirildi ve likiditesi sınırlı olabilecek 249 hisse ile 140 borçlanma aracı ihraçı belirlendi. Analiz sonucunda, incelenebilen fonlardaki likiditesi sınırlı varlıkların ağırlığı yüzde 58,6 oranında ve yaklaşık 333,9 milyar TL tutarında hesaplandı. Raporda, "likiditesi sınırlı" ifadesinin varlıkların değersiz olduğu anlamına gelmediği, aksine piyasa fiyatı bozulmadan kısa sürede nakde çevrilmelerinin güç olabileceğini ifade ettiği özellikle vurgulandı.
Öte yandan, ortalamayı yukarı çeken Tera Portföy’ün TP2, TLY ve THF kodlu üç büyük fonu analizden çıkarıldığında, likiditesi sınırlı varlık oranı para piyasası fonlarında yüzde 40’tan yüzde 21’e, diğer fonlarda yüzde 80,1’den yüzde 48,7’ye, toplamda ise yüzde 58,6’dan yüzde 23,2’ye geriliyor.
146,5 Milyar TL’lik Hisse Pozisyonunun Satışı Zaman Alabilir
Fonların taşıdığı likiditesi sınırlı 123 hisse pozisyonunun güncel değeri yaklaşık 146,5 milyar TL'ye ulaşıyor. Bu tutarın yüzde 86’sı yalnızca ilk 10 hissede yoğunlaşırken, söz konusu hisselerin 31 Ağustos - 28 Eylül dönemindeki pozisyon ağırlıklı ortalama getirisi eksi yüzde 58 olarak hesaplandı.
Ortalama günlük işlem hacminin yüzde 20’sini aşmadan satış yapılması varsayımı altında:
146,5 milyar TL’lik pozisyonların yüzde 45’inin (yaklaşık 66 milyar TL) satışı 60 işlem gününden uzun sürebilir.
Yaklaşık 62 milyar TL’lik bölüm için 20 ila 60 işlem günü öngörülüyor.
Yaklaşık 19 milyar TL’lik bölüm için ise 20 işlem gününden kısa süre tahmin ediliyor.
En büyük altı hisse pozisyonunun toplam büyüklüğü ise 106,2 milyar TL'yi buluyor. Bu pozisyonların tasfiyesinin 27 ile 126 işlem günü arasında sürebileceği, altı pozisyonun beşinde satış süresinin 50 işlem gününü aşacağı ve bu hisselerin son bir ayda yüzde 44 ile yüzde 71 arasında değer kaybettiği belirtiliyor.
Her 100 TL’nin Ne Kadarı Nakde Dönebilir?
Gedik Yatırım, farklı değer kaybı varsayımları üzerinden dört ayrı duyarlılık analizi senaryosu oluşturdu. Tüm tasfiye kapsamındaki fonlar için 30 Eylül tarihli her 100 TL’lik fon değerinin yaklaşık nakit karşılığı şu şekilde hesaplandı:
Hafif senaryo: 91 TL
Orta senaryo: 80 TL
Ağır senaryo: 67 TL
Çok ağır senaryo: 53 TL
Tera Portföy’ün üç büyük fonu analiz dışı bırakıldığında ise bu değerler sırasıyla 97 TL, 93 TL, 88 TL ve 81 TL seviyelerine yükseliyor.
ÖST’lerin Yüzde 84’ü ve İlişkili Taraf İşlemleri Dikkat Çekiyor
Özel sektör tahvilleri (ÖST) tarafında da risk unsurları göze çarpıyor. Tasfiye kapsamındaki fonların elinde bulunan 37,5 milyar TL’lik ÖST’nin 31,6 milyar TL’si (yüzde 84’ü) likiditesi sınırlı gruptaki ihraçlardan oluşuyor. Buna karşılık fonlarda bulunan 29,4 milyar TL’lik devlet tahsilinin 24,5 milyar TL’si Tera Portföy Para Piyasası (TL) Fonu’nda yer alıyor. Derin ikincil piyasaya sahip devlet tahvillerinin, kısa sürede ve sınırlı fiyat etkisiyle nakde çevrilerek ara ödemelerin finansmanında ilk kaynaklardan biri olabileceği değerlendiriliyor.
Rapordaki en çarpıcı tespitlerden biri de ilişkili taraf pozisyonlarına yönelik oldu. İncelenen fonlardaki takip listesine alınan ÖST pozisyonlarının yaklaşık yüzde 89’unun, fonun kurucusuyla aynı gruptaki ihraçcılara ait olduğu tespit edildi. Gedik Yatırım bu kapsamda; ilişkili taraf işlemlerinde daha düşük limitler, bağımsız onay mekanizması ve işlem bazında kamuya açıklama yükümlülüğü getirilmesini önerdi.
1 Milyon TL’ye Kadar Ara Ödeme ve Piyasaya Güven Vurgusu
SPK’nın 30 Eylül tarihli kararıyla Tera, Pusula, Atlas ve Hedef Portföy tarafından kurulan fonların yatırımcılarına ara ödeme yapılması kararlaştırıldı. Her yatırımcıya her bir fon için ayrı ayrı olmak üzere yapılacak ara ödeme 1 milyon TL’yi aşamayacak ve süreç para piyasası fonlarından başlatılacak. Karar, 131 fonun 65’ini kapsarken, bu fonların 605 milyar TL'lik büyüklüğü tasfiye kapsamındaki toplam varlıkların yüzde 93’üne karşılık geliyor.
Gedik Yatırım raporunda, tasfiye sürecinde hızdan ziyade yatırımcı adına elde edilecek toplam nakdin piyasa bozucu etki yaratmadan azami seviyeye çıkarılmasının hedeflenmesi gerektiği vurgulanıyor. Tasfiye için başlangıçta üç ay olarak belirlenen azami sürenin altı aya çıkarıldığı, ancak bunun bir hedef değil üst sınır olduğu ifade ediliyor. Rapor, piyasanın bu aşamadaki en temel ihtiyacının güven olduğunu belirterek; fon bazında satış ve ödeme takviminin şeffaf açıklanması, para piyasası fonlarında ödemelerin öncelikli yapılması ve SPK denetim kapasitesinin güçlendirilmesi çağrısıyla tamamlanıyor.
