Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) uzmanları tarafından kaleme alınan yeni blog yazısında, hanehalkı enflasyon beklentileri ile hissedilen enflasyon arasındaki farklar mercek altına alındı. Analizde, gıda ve kira gibi kalemlerin beklentiler üzerindeki belirleyici etkisine dikkat çekilirken, dezenflasyon süreciyle birlikte beklentilerde kademeli bir iyileşme öngörüldüğü vurgulandı.
Hissedilen Enflasyon ve Beklentiler Arasındaki Bağ
TCMB’nin "Merkezin Güncesi" sayfasında Furkan Höçük, Ahmet Bilal Kurtoğlu ve Halil İbrahim Korkmaz imzasıyla yayımlanan “Hanehalkı Enflasyon Beklentileri ve Hissedilen Enflasyon” başlıklı analizde çarpıcı sonuçlar paylaşıldı. Yazıya göre, hanehalkı enflasyon beklentileri Türkiye’de ve dünyada yapısal olarak manşet enflasyonun üzerinde seyrediyor. Bu sapmanın temel nedeni ise tüketicilerin bizzat "hissettiği" enflasyon rakamları.
Beklentileri Hangi Kalemler Şekillendiriyor?
Hanehalkının beklentilerini oluştururken tüm harcama sepetinden ziyade belirli kalemlere odaklandığı belirtilen analizde şu detaylar öne çıktı:
Gıda ve Enerji: Sık tüketilen bu ürünler küresel düzeyde beklentileri en çok etkileyen kalemler.
Kira Etkisi: Türkiye özelinde kira fiyatlarındaki artışın, hissedilen enflasyonu ve dolayısıyla gelecek beklentilerini yukarı yönlü tetiklediği görüldü.
Hata Payı: Veriler, piyasa katılımcılarının tahminlerinde daha isabetli olduğunu, hanehalkının ise gerçekleşen enflasyonun yaklaşık 10 puan üzerinde bir beklenti içine girdiğini gösteriyor.
"Sıkı Duruş ve Etkin İletişim İyileşmeyi Getirecek"
Analizin sonuç bölümünde, para politikasındaki sıkı duruşun kararlılıkla sürdürülmesinin önemine değinildi. Enflasyondaki düşüşle birlikte hanehalkı beklentilerinin de kademeli olarak iyileşeceği ifade edildi. Ayrıca, sosyal medya ve geleneksel medya üzerinden yürütülen etkin iletişimin, dezenflasyon sürecinin başarısı için kritik rol oynadığı hatırlatıldı.
