Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe, bölgedeki jeopolitik risklerin ihracat üzerindeki etkilerini değerlendirdi. Gültepe, Körfez ülkelerine yapılan ihracatın ortalama yüzde 40 düştüğünü belirterek, savaşın uzamasının küresel fiyat artışlarını tetikleyeceği uyarısında bulundu.
İstanbul Hazır Giyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) tarafından düzenlenen programda konuşan Mustafa Gültepe, Orta Doğu’da devam eden çatışmaların ekonomik yansımalarına dikkat çekti. Özellikle tekstil ve hazır giyim sektörü için kritik öneme sahip olan Körfez pazarında ciddi bir daralma yaşandığını ifade eden Gültepe, "Savaşla birlikte Körfez ülkelerine ihracatımızda ortalama yüzde 40 civarında bir eksi var. Bazı ülkelerde bu oran daha da yüksek seyrediyor." dedi.
Mart Ayı İhracatında Düşüş Beklentisi
Küresel risklerin öngörülmesinin zorlaştığı bir dönemden geçildiğini belirten Gültepe, Mart ayı ihracat rakamlarında hem savaşın etkisi hem de bayram tatili nedeniyle bir düşüş yaşanabileceğini öngördüklerini dile getirdi. 2026 yılı için belirlenen 278 milyar dolarlık ihracat hedefine ulaşmak adına pazar çeşitliliğine odaklandıklarını vurgulayan TİM Başkanı, lojistik maliyetlerdeki artışın fiyatlara yansımasının kaçınılmaz olduğunu belirtti.
"Savaş Uzadıkça Fiyatlar Tırmanacak"
Akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin küresel enflasyonu tetiklediğini ifade eden Gültepe, şu değerlendirmelerde bulundu: "Savaş uzadıkça fiyatlar yukarı doğru tırmanmaya devam edecek. Riskler arttıkça maliyetler de artıyor. İhracatımızın yaklaşık yüzde 50’sini gerçekleştirdiğimiz AB pazarı ve yeni pazarlarla bu açığı kapatmak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bölgeden yapılan ithalatta fiyat artışları mutlak suretle hissedilecektir."
AB Üyeliği Yeniden Gündeme Alınmalı
Türkiye’nin sanayi odaklı büyümesi için üretimin desteklenmesi gerektiğini hatırlatan Gültepe, Avrupa Birliği ile ilişkilerin stratejik önemine de değindi. "Made in EU" algısının Türkiye için büyük bir avantaj olduğunu savunan Gültepe, TİM, DEİK ve TOBB gibi sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde AB üyeliği sürecinin yeniden canlandırılması gerektiğini ifade etti.
