Altın piyasası, küresel makroekonomik dengelerde karmaşık bir sınavdan geçiyor. Normal koşullarda tahvil getirilerinin yükselmesi, faiz kazancı sunmayan altının cazibesini azaltırken; ABD’de enflasyon baskıları ve Fed’in faiz artırımlarına devam edebileceği beklentisi doları güçlendirerek altın fiyatlarının önündeki engelleri büyütüyor.
Buna karşın, Batı’daki devasa kamu borçlanma ihtiyaçları ve tahvil piyasasındaki güven aşınması, altına alternatif bir güvenli liman alanı açıyor.

Ons Altında Düşüş ve Tahvil Getirileri
Geçtiğimiz haftayı 4.285 dolar civarında tamamlayan ons altında haftalık kayıp yüzde 1’i aştı. Bu düşüşte ABD tahvil faizlerindeki artış ana tetikleyici oldu:
Tahvil Faizleri: ABD'nin 10 yıllık tahvil getirisinin yüzde 5,1’in üzerine çıkması ve 10 yıllık reel getirinin yüzde 2,78 seviyesine ulaşması altın üzerindeki baskıyı artırdı. Şubat sonundaki İran savaşından bu yana 2 ve 5 yıllık tahvil getirilerinde yaklaşık 150 baz puanlık artış yaşandı.
Fed Beklentileri: CME FedWatch verilerine göre yatırımcılar ekim ve aralık aylarında faiz artışı olasılığını yüksek görürken; Goldman Sachs, Fed'in olası sıkılaşma adımları nedeniyle 2026 sonu altın tahminini 4.900 dolardan 4.650 dolara indirdi (2027 sonu için 5.400 dolarlık öngörüsünü ise korudu).
Tahvildeki Güven Aşınması Altını Destekleyebilir
Uzmanlara göre tahvil piyasasındaki her yeni gerilim, altın açısından yalnızca bir tehdit oluşturmuyor. ABD, İngiltere, Fransa ve Japonya’nın sürdürülemez kamu maliyesi ve zayıflayan dengeleri, devlet borçlarının güvenli liman niteliğine ilişkin soru işaretlerini artırıyor.
Ekonomist Desmond Lachman, bu ülkelerin mali yapılarındaki bozulmanın tahvillerin ABD Hazine tahvillerine alternatif olma kapasitesini sınırladığını belirterek, "Altının uzun vadeli fiyat görünümü için yıldızlar nadiren bugünkü kadar iyi bir şekilde hizalanmıştır" değerlendirmesinde bulunuyor. Borç yükünün çevrilmesinin pahalılaşması, yatırımcıları devlet tahvillerinden uzaklaştırarak altına yöneltebiliyor.
Rekor ETF Varlıkları ve Fiziksel Talep
Yükselen faizlerin yarattığı kısa vadeli baskıya rağmen yatırımcılar altını portföylerinde tutmaya devam ediyor:
ETF Varlıkları: Dünya Altın Konseyi verilerine göre küresel altın ETF’lerinin varlıkları ağustosta 121 ton artarak 4.189 tonla rekor seviyeye ulaştı.
Küresel Alımlar: Çin’in 2026’nın ilk sekiz ayında 1.000 tonu aşan altın ithalatı da fiziki talebin güçlü dayanaklarından birini oluşturuyor.
