YatırımX Piyasa Deutsche Bank Altın Tahminini Güncelledi: Ons Altın 6.000 Dolar Olur mu?

Deutsche Bank Altın Tahminini Güncelledi: Ons Altın 6.000 Dolar Olur mu?

Deutsche Bank, altın ve gümüşteki tarihi düşüşe rağmen 6.000 dolarlık ons altın hedefini koruyor. İşte piyasadaki çöküşün nedenleri ve güncel altın analizi.

Kıymetli metaller piyasasında yaşanan tarihi çöküşe rağmen Deutsche Bank, altındaki yükseliş beklentisini koruyor. Banka, ons altın için 6.000 dolar hedefini yinelerken, düşüşü "kalıcı bir trend değişimi" olarak görmediğini açıkladı.

Cuma günü emtia piyasalarında son yılların en büyük sarsıntısı yaşandı. Gümüş yüzde 26 değer kaybederek tarihinin en büyük düşüşünü kaydederken, altın son 10 yılın en kötü gününü geçirerek yüzde 9 geriledi. Ancak Deutsche Bank analistleri, bu sert düzeltmenin ana yükseliş senaryosunu bozmadığı görüşünde.

"Tematik İtici Güçler Hala Olumlu"

Deutsche Bank analisti Micheal Hsueh tarafından 2 Şubat’ta yayımlanan nota göre, altının yükselişini sağlayan temel faktörler geçerliliğini koruyor. Hsueh, merkez bankalarının altın alımlarının devam ettiğini ve yatırımcıların değerli metallere yönelme gerekçelerinin değişmediğini vurguladı.

Raporda özellikle şu noktalara dikkat çekildi:

Çin Faktörü: Çin'in değerli metal yatırımlarında lokomotif rolü üstlenmeye devam ettiği belirtildi.

Merkez Bankaları: Doların alternatifi olarak altın rezervlerini artırma eğiliminin sürdüğü ifade edildi.

Piyasa Koşulları: Mevcut dinamiklerin, fiyatlarda kalıcı bir aşağı yönlü dönüş için uygun olmadığı not edildi.

Çöküşü "Warsh Etkisi" Tetikledi

Piyasalardaki bu "dramatik" geri çekilmenin arkasında siyasi gelişmeler yatıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın, Fed başkanlığına Kevin Warsh’ı atayacağı haberi, doların küresel ölçekte güç kazanmasına neden oldu.

Haftalardır kesintisiz yükselen ve "aşırı alım" bölgesinde bulunan metal fiyatları, bu haberle birlikte sert bir düzeltme sürecine girdi. Bakır fiyatları da ton başına 14 bin 500 dolarlık zirvesinden benzer bir hızla geri çekildi. Ancak uzmanlar, bu durumun bir "balon patlaması" değil, makroekonomik gelişmelere bağlı sert bir kâr satışı olduğu görüşünde birleşiyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *