Suudi Arabistan, BAE ve Katar'ın Türkiye'ye yönelik yatırımları enerji, savunma ve yakıt dağıtımında somutlaşıyor. Körfez sermayesinin Türkiye rotası BIST'te hangi sektörleri öne çıkarıyor?
Körfez'den Türkiye'ye akan para artık bir söylem değil, somut rakamlar ve imzalanan anlaşmalarla karşımıza çıkıyor. 2023'te başlayan diplomatik iklim değişikliğinin ardından Suudi Arabistan, BAE ve Katar'ın Türkiye'ye yönelik yatırım iştahı 2026'da farklı sektörlerde birer birer netleşiyor.
Körfez'in Türkiye'ye baktığı alanlarda neler oluyor?
Tablo net: Petrol ve gaz gelirlerini çeşitlendirme baskısıyla hareket eden Körfez egemen servet fonları, Türkiye'yi bölgesel bir üretim ve dağıtım merkezi olarak konumlandırıyor.
Körfez'in "Yağ Beşlisi" olarak bilinen PIF, QIA, ADIA, ADQ ve Mubadala'nın yönettiği toplam varlıklar yaklaşık 3,5 trilyon dolar; küresel egemen servet fonlarının toplam varlıklarının yaklaşık dörtte birine denk geliyor. Bu beş fon 2022'de yalnızca bir yılda 110 milyar doların üzerinde yatırım yaptı.
Enerji: 2 milyar dolarlık güneş anlaşması
En somut adım enerji alanında geldi. Şubat 2026'da Erdoğan'ın Riyad ziyareti sırasında Türkiye ve Suudi Arabistan, Sivas ve Karaman illerinde toplam 2.000 megawatt kapasiteli güneş enerjisi santralleri için yaklaşık 2 milyar dolarlık bir hükümetlerarası yatırım anlaşması imzaladı. Bloomberg bu haberi aktarırken Türkiye enerji hisselerinin anlaşmanın açıklanmasının ardından yükseldiğini not etti.
Konu burada bitmiyor. Türkiye'nin Suudi Arabistan'ın ACWA Power şirketiyle 5.000 megawatt'lık güneş enerjisi projelerinin görüşmelerini sürdürdüğü de bildirildi. Türkiye 2035'e kadar yenilenebilir enerjiye 80 milyar dolarlık yatırım planlarken Körfez sermayesi bu pastanın önemli bir dilimini oluşturmaya aday.
Yakıt dağıtımı: Aramco-OYAK görüşmesi
İkinci büyük başlık yakıt dağıtımında. Dünyanın en büyük petrol ihracatçısı Saudi Aramco'nun, Türk Silahlı Kuvvetleri emekli sandığı OYAK'a bağlı GüzelEnerji'nin yüzde 49 hissesini satın almak için görüşmeler yürüttüğü belirtiliyor. GüzelEnerji, Türkiye'de TotalEnergies, M Oil ve Türk Petrol markaları altında faaliyet gösteriyor. Şirket 1.000'den fazla akaryakıt istasyonu işletiyor ve yakıt dağıtımında yüzde 8 pazar payına sahip.
Bu anlaşma gerçekleşirse Aramco'nun Türkiye'deki perakende yakıt pazarına doğrudan erişim kazanması anlamına gelecek. Türkiye'nin AB ile gümrük birliği kapsamında sanayi mallarında sıfır tarifeyle ihracat yapabilmesi, Körfez şirketleri için ayrı bir cazibe unsuru olmaya devam ediyor.
Savunma: BAE'nin milyarlık iştahı
BAE tarafında ise savunma sanayi öne çıkan sektör. BAE, Türkiye ekonomisine 50 milyar doların üzerinde yatırım taahhüdü açıkladı. GCC ülkelerinin 2022 itibarıyla Türkiye'deki toplam DYY stoku 15,8 milyar dolara ulaştı; Katar 9,9 milyar dolarla lider konumda. Abu Dhabi savunma şirketi EDGE Group, Aselsan ve Baykar gibi Türk savunma devleriyle milyarlarca dolarlık yatırım ve ortak geliştirme projeleri için görüşme yürüttüğünü açıklamıştı.
Yatırımcı profili değişiyor: Avrupa'dan Körfez'e kayış
Bu yatırım dalgasının makro tablo üzerinde de belirgin bir izi var. Şubat 2026 verilerine göre AB ülkelerinin Türkiye'deki toplam DYY içindeki payı yüzde 35'e geriledi; bu oran uzun vadeli ortalama olan yüzde 58'in çok altında. Körfez ve Asya kaynaklı sermayenin payı ise belirgin biçimde artıyor.
BIST'te hangi sektörler öne çıkıyor?
Körfez sermayesinin yöneldiği alanlar, BIST'teki sektörel fırsatları da şekillendiriyor.
Yenilenebilir enerji ve elektrik üretimi: Körfez'in güneş enerjisi yatırımları Türkiye'nin yenilenebilir kapasitesini doğrudan büyütüyor. BIST'teki enerji şirketleri, hem projelere ortaklık hem de artan elektrik talebinin baskısıyla değer kazanma potansiyeli taşıyor.
Savunma sanayi: BAE'li EDGE Group'un Aselsan ve Baykar ile sürdürdüğü görüşmeler, bu isimleri dış sermaye akışından en doğrudan yarar görecek şirketler arasına koyuyor.
Akaryakıt ve enerji dağıtımı: Aramco-OYAK görüşmesi, GüzelEnerji'nin BIST'te işlem gören OYAK bünyesindeki şirketlere dolaylı etkisini gündeme taşıyor.
Bankacılık ve finans: Körfez fonlarının önceki dönemlerde Türkiye Merkez Bankası'na koyduğu 5 milyar dolarlık Suudi mevduatı ve 20 milyar dolarlık döviz swap anlaşmaları gibi likidite destekleri, Türk bankacılık sektörünün dış finansman maliyetlerini aşağı çeken önemli bir araç oldu. Körfez-Türkiye ilişkilerinin derinleşmesiyle bu kanalın genişlemesi bankacılık hisselerini olumlu etkileyebilir.
Takip edilecek veriler
Aramco-OYAK GüzelEnerji görüşmesinin sonucu; Suudi ACWA Power'ın 5.000 megawatt güneş enerjisi projesindeki ilerleme; Türkiye-BAE ikili yatırım çerçevesinde yeni anlaşma açıklamaları; GCC ülkelerinin Türkiye'deki DYY payındaki üç aylık değişimler.
Bu yazıdaki bilgiler yatırım tavsiyesi niteliği taşımamaktadır. Yatırım kararları vermeden önce lisanslı bir finansal danışmana başvurmanız önerilir.
