YatırımX Piyasa Orzax halka arzında dikkat çeken riskler

Orzax halka arzında dikkat çeken riskler

Orzax halka arzının izahnamesinde öne çıkan riskler neler? Ortak satışı, fiili dolaşım oranı, döviz kuru ve rekabet risklerini tüm detaylarıyla inceledik.

SPK’dan halka arz onayı alan Orzax İlaç’ın izahnamesi yayımlandı. Şirketin büyüme hedefleri ve yatırım planları öne çıkarken, izahnamede yatırımcıların karar verirken dikkate alması gereken önemli risk unsurları da yer aldı. Ortak satışı, düşük fiili dolaşım oranı, döviz kuru riski ve sektördeki yoğun rekabet, öne çıkan başlıklar arasında bulunuyor.

Halka arz gelirinin tamamı şirkete gitmeyecek

Orzax’ın halka arzında toplam 52.500.000 adet pay satışa sunulacak. Bunun 31.500.000 adedi sermaye artırımı, 21.000.000 adedi ise ortak satışı kapsamında gerçekleştirilecek.

Bu yapı nedeniyle halka arzdan elde edilecek gelirin tamamı şirket kasasına girmeyecek. Sermaye artırımı yoluyla sağlanacak kaynak şirketin yatırımlarında kullanılacak olurken, ortak satışıyla elde edilen gelir mevcut pay sahiplerine aktarılacak. Bu durum, halka arzlarda yatırımcıların yakından takip ettiği unsurlar arasında yer alıyor.

Fiili dolaşım oranı yüzde 15,5 seviyesinde kalacak

Halka arzın ardından şirketin fiili dolaşımdaki pay oranının yaklaşık %15,5 seviyesinde olması bekleniyor.

Görece düşük fiili dolaşım oranı, ilk işlem günlerinde arz-talep dengesine bağlı olarak hisse fiyatında sert hareketlerin yaşanmasına neden olabilir. Uzmanlar, düşük dolaşımdaki pay miktarının hem yukarı hem de aşağı yönlü fiyat oynaklığını artırabileceğine dikkat çekiyor.

Döviz kuru maliyetleri baskılayabilir

Orzax, üretim faaliyetlerinde kullandığı vitamin, mineral, bitkisel ekstrakt ve diğer bazı hammaddelerin önemli bir bölümünü yurt dışından tedarik ediyor. Bu nedenle şirket, döviz kurlarındaki dalgalanmalara karşı hassas bir maliyet yapısına sahip bulunuyor.

Özellikle dolar ve euro kurunda yaşanabilecek yükselişler, ithal edilen hammaddelerin maliyetini artırarak üretim giderleri üzerinde baskı oluşturabilir. Şirket her ne kadar maliyet artışlarını belirli ölçüde satış fiyatlarına yansıtabilse de, yoğun rekabet nedeniyle bu artışların tamamının tüketiciye aktarılması her zaman mümkün olmayabilir. Bu durum da brüt kâr marjı ve operasyonel kârlılık üzerinde olumsuz etki yaratabilir.

Bunun yanında küresel tedarik zincirinde yaşanabilecek aksaklıklar, lojistik maliyetlerindeki artış, ithalat süreçlerinde meydana gelebilecek gecikmeler ve uluslararası piyasalardaki emtia fiyatlarındaki yükseliş de şirketin üretim maliyetlerini artırabilecek riskler arasında yer alıyor.

Rekabet ve regülasyon riski öne çıkıyor

Takviye edici gıda pazarı son yıllarda hızlı büyümesini sürdürürken, sektörde faaliyet gösteren yerli ve yabancı marka sayısı da artmaya devam ediyor. Artan rekabetin fiyatlama gücü üzerinde baskı oluşturabileceği belirtilirken, Tarım ve Orman Bakanlığı başta olmak üzere ilgili kurumların mevzuatında yaşanabilecek değişiklikler, ürün izin süreçleri ve sağlık beyanlarına ilişkin düzenlemeler de şirket açısından takip edilmesi gereken riskler arasında gösteriliyor.

Halka arz geliri yatırımlarda kullanılacak

İzahnameye göre sermaye artırımı yoluyla elde edilecek fonun; üretim kapasitesinin artırılması, işletme sermayesinin güçlendirilmesi ve devam eden yatırımların finansmanında kullanılması planlanıyor.

Şirket güçlü büyüme hedefleriyle dikkat çekse de, yatırımcıların halka arz kararını verirken ortak satışı, fiili dolaşım oranı, döviz kuru riski ve sektörel rekabet gibi unsurları da dikkate alması önem taşıyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *