YatırımX Piyasa Savaş var altın düşüyor, Çin almaya doymuyor

Savaş var altın düşüyor, Çin almaya doymuyor

İran savaşına rağmen altın rekorundan yüzde 22 geriledi. Çin ise 23 aydır alımda. Altını neden faiz ve dolar yönetiyor, gram altın nereye gider?

Ons altın ocaktaki rekorundan yüzde 22 geriledi, Çin Merkez Bankası ise 23 aydır kesintisiz alımda. Gram altında fiyatı artık savaş değil, faiz ve dolar belirliyor.

Türk yatırımcısının yıllardır ezbere bildiği bir kural var: Dünyada gerilim tırmanırsa altın kazandırır. 2026 bu kuralı altüst etti. ABD-İsrail'in İran'a yönelik saldırılarıyla başlayan savaş sekizinci ayını doldururken, Brent petrol 100 doların üzerinde, ABD tahvil faizleri çeyrek asrın zirvesinde. Altın ise yükselmek bir yana, yılın en sert düşüşlerinden birini yaşıyor.

Bunun cebe yansıması da net. Şubat ortasında 7.110 lira seviyesinde işlem gören gram altın, haziranda 6.430 liraya, temmuz sonunda ise 6.160 lira civarına geriledi. Kurdaki yükseliş kaybın bir kısmını telafi etse de ons fiyatındaki erime gram altını da aşağı çekti.

Son 6 Ayda Ons Altın Fiyatları Görünümü

Tablonun en ilginç yanı ise başka bir yerde: Fiyat düşerken dünyanın en büyük altın alıcısı Çin, alımlarını yavaşlatmak yerine hızlandırıyor.

Güncel altın fiyatları: 28 Eylül 2026 Pazartesi gram ve çeyrek altın ne  kadar oldu? | Altın ve Emtia haberleri

Rakamlar ne söylüyor?

COMEX'te vadeli ons altın 5 Ekim'i 4.157 dolardan kapattı. Bu seviye, 29 Ocak'ta görülen 5.318 dolarlık rekor kapanışın yüzde 21,8 altında. Son bir aydaki kayıp da yüzde 7'yi aşıyor. Altın 8 Ekim'de 4.230 dolardaki kritik desteğin de altına sarktı.

Düşüşün en sert dönemi savaşın ilk haftalarıydı. 28 Şubat'tan 23 Mart'a kadar ons altın yüzde 18 değer kaybetti. Mart ayı, haziran 2013'ten bu yana altının en kötü aylık performansı olarak kayıtlara geçti ve sekiz aylık yükseliş serisi sona erdi.

Savaş neden altını değil doları güçlendirdi?

Yabancı analistlerin üzerinde birleştiği açıklama şu: Bu savaş, klasik bir "güvenli liman" krizi değil, bir enerji arz şoku.

Talep şoklarında faizler düşer, reel getiriler geriler ve faiz getirisi olmayan altın parlar. Arz şokunda ise süreç tersine işliyor. Petrol fiyatı yükseliyor, enflasyon beklentileri artıyor, reel faizler yukarı gidiyor. Morgan Stanley'nin değerlendirmesi de bu yönde; petrol kaynaklı şokun reel getirileri yükselterek altını baskıladığına dikkat çekiyor.

Dolar bugün ne kadar? - Dünya Gazetesi

Rakamlar bu mekanizmayı doğruluyor:

- *Tahvil faizleri:* ABD 10 yıllık tahvil faizi eylül sonunda yüzde 5,25'e çıkarak son 24 yılın en yüksek seviyesini gördü. Risksiz sayılan bir varlıktan yüzde 5'in üzerinde getiri alınabiliyorken, getirisi olmayan altını tutmanın maliyeti artıyor.
- *Fed beklentileri:* Savaştan önce piyasa bu yıl iki faiz indirimi fiyatlıyordu. Bugün tartışılan, indirim değil artış. Tahmin piyasaları Fed'in aralık toplantısında faiz artırma ihtimalini yüzde 67 civarında görüyor.
- *Güçlü dolar:* Dünyada dolarla fiyatlanan altın, dolar güçlendikçe diğer para birimlerini kullanan alıcılar için pahalılaşıyor ve talep zayıflıyor.

İşin bir de teknik boyutu var. Altın 2025'te yüzde 60'ı aşan bir yükselişle tarihi bir ralli yaşamıştı. Bu kadar kalabalık bir pozisyonda, savaşla birlikte kaldıraçlı vadeli işlem ve ETF pozisyonları hızla çözüldü. Diğer varlıklarda zarar eden yatırımcılar nakit ihtiyacını altın satarak karşıladı. Goldman Sachs analistleri, enflasyona endeksli tahvillere para girerken altın ETF'lerinden güçlü çıkışlar yaşandığını raporladı.

 Peki Çin neden almaya devam ediyor?

Batılı fon yöneticileri satarken Pekin'in hesabı farklı. Çin Merkez Bankası (PBoC) eylülde rezervlerine 21 ton altın ekledi. Bu, eylül 2023'ten bu yana en büyük aylık alım. Böylece banka 23 aydır kesintisiz alım yapmış oldu ve toplam altın rezervi 2.196 tona ulaştı.

Alımların zamanlaması dikkat çekici. Dünya Altın Konseyi'nin (WGC) verilerine göre PBoC mayıstan bu yana her ay çift haneli tonajda alım yapıyor; yani fiyatlar geriledikçe alımlar hızlanmış. Ağustostaki 20,2 tonluk alım da ekim 2023'ten bu yana en yüksek seviyeydi.

Talep yalnızca resmi kurumlardan gelmiyor. Çin Gümrük verilerine göre anakara altın ithalatı yılın ilk yedi ayında yıllık bazda yüzde 78 artışla 1.000 tonluk rekora ulaştı. Üstelik bu artış, yerel fiyatların ortalama yüzde 45 daha yüksek olduğu bir dönemde gerçekleşti.

Önümüzdeki haftalar da kritik. Çin'de 1-7 Ekim'deki Ulusal Gün tatili, geleneksel olarak altın alımında zirve sezonunun başlangıcı kabul ediliyor. Şanghay'daki yerel altın primi tatil öncesinde üç ayın zirvesine çıkmıştı.

Çin'in gizli altın alımları küresel piyasaları karıştırdı - Haber Ekspres-  İzmir Haberleri- Son Dakika Haberleri

Merkez bankaları dipte mi topluyor?

Çin yalnız değil. WGC'ye göre merkez bankaları ikinci çeyrekte toplam 289 ton altın aldı. Goldman Sachs ise merkez bankası alımlarını hesapladığı modelini, alımları sistematik olarak olduğundan düşük gösterdiği gerekçesiyle yüzde 72'nin üzerinde yukarı revize etti. Bankanın yeni tahmini, 2026 boyunca ayda ortalama 60 ton, yıllık yaklaşık 720 tonluk resmi alım.

Goldman'ın vurguladığı nokta önemli: Merkez bankası talebi fiyata büyük ölçüde duyarsız. Bu da altının, merkez bankaları alırken bile neden düşebildiğini açıklıyor. Fiyatı kısa vadede bireysel ve kurumsal yatırımcıların satışları belirlerken, merkez bankaları uzun vadeli bir taban oluşturuyor.

Yılın alıcıları listesinde Polonya 90 tonla ilk sırada. Güney Kore Merkez Bankası 13 yıl sonra ilk kez resmi altın alımı açıkladı. Çek Cumhuriyeti 41 aydır, Kazakistan, Malezya ve Bolivya da düzenli alım yapıyor.

Satıcı tarafında ise Rusya Merkez Bankası satışlarını sürdürüyor. Türkiye de bu grupta: WGC verilerine göre TCMB temmuzda 1 ton daha sattı ve yıl başından bu yana toplam satışı 85 tona ulaştı.

Yön ne olacak?

Büyük bankaların yıl sonu hedefleri hâlâ bugünkü fiyatların oldukça üzerinde. Goldman Sachs mart ayında 2026 sonu için 5.400 dolar hedefini korurken, Morgan Stanley yılın ikinci yarısı hedefini 5.200 dolara çekmişti.

Ancak bu tahminlerin ortak varsayımı Fed'in yıl içinde faiz indirmesiydi. Bugün piyasa indirim yerine artış konuşuyor. Bu nedenle kısa vadede altının yönünü savaş haberlerinden çok ABD faiz beklentileri ve doların seyri belirleyecek gibi görünüyor. Uzun vadede ise merkez bankalarının istikrarlı talebi, fiyat için bir taban işlevi görmeye devam ediyor.

 Takip edilecek veriler

- *13 Ekim:* IMF Dünya Ekonomik Görünüm raporu (Bangkok Yıllık Toplantıları)
- *19 Ekim:* Çin ikinci çeyrek büyüme verisi
- *27-28 Ekim:* Fed para politikası toplantısı
- *Kasım başı:* PBoC ekim ayı altın rezervi verisi
- *Sürekli:* ABD 10 yıllık tahvil faizi, dolar endeksi (DXY), Brent petrol

*Yasal uyarı:* Burada yer alan bilgi, yorum ve değerlendirmeler yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, aracı kurumlar, portföy yönetim şirketleri ve mevduat kabul etmeyen bankalar ile müşteri arasında imzalanacak yatırım danışmanlığı sözleşmesi çerçevesinde sunulmaktadır.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *