İsviçre’nin Davos kasabasında düzenlenen 56. Dünya Ekonomik Forumu (WEF), küresel sistemde yaşanan tam kopuşun ilanı oldu. "Diyalog Ruhu" temasıyla toplanan zirve, sermayenin rotasını verimlilikten güvenliğe kırdığı, nükleer enerjinin geri döndüğü ve yapay zekanın fiziksel bir altyapı savaşına dönüştüğü tarihi bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti.
Dünya liderleri ve iş dünyasının devleri, 19-23 Ocak tarihlerinde 56. kez Davos’ta bir araya geldi. 130 ülkeden yaklaşık 3 bin katılımcının yer aldığı zirveye, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin "Dünyayı olduğu gibi kabul etmeliyiz, olmasını dilediğimiz gibi değil" sözleri damga vurdu. Kural bazlı uluslararası düzenin zayıfladığı bu yeni dönemde, Davos 2026 liberal ideallerden ziyade "sert güç" ve stratejik varlıklar üzerine inşa edildi.
Makro Görünüm: Enflasyon Yapışkan, Faizler Yüksek
Küresel ekonomi 2026’ya dirençli başlasa da, enflasyonla savaşın henüz kazanılmadığı vurgulandı. IMF yüzde 3,3 büyüme öngörürken, ABD’de enflasyonun yüzde 2,7 seviyelerinde seyretmesi "faizlerin uzun süre yüksek kalacağı" senaryosunu güçlendirdi. J.P. Morgan’ın "Mali Hakimiyet" olarak tanımladığı süreçte, devletlerin savunma ve yapay zeka harcamaları için bütçe açıklarını göze alması, faizler üzerinde yapısal bir baskı oluşturmaya devam edecek.
Yapay Zeka: Yazılımdan Devasa Altyapı Yatırımlarına
Nvidia CEO’su Jensen Huang’ın ifadesiyle yapay zeka, artık bir yazılım işi olmaktan çıkıp "insanlık tarihinin en büyük altyapı projesi" haline geldi. Microsoft, Amazon ve Google gibi devlerin (Hyperscalers) 2026 yılı sermaye harcamalarını 700 milyar dolar seviyesine çıkarması, yatırımın odağını çiplerden veri merkezlerine kaydırdı.
Enerjide "Nükleer Rönesans" ve Bakır Krizi
Yapay zekanın devasa enerji ihtiyacı, nükleer enerjiyi zirvenin merkezine taşıdı. Küçük modüler reaktörlerin (SMR) desteklenmesiyle uranyum fiyatları 20 yılın zirvesine çıkarak stratejik bir varlık haline geldi. Öte yandan, Teck Resources CEO’su Jonathan Price, bakır talebinin 2035’e kadar iki katına çıkacağını ancak arzın bu hıza yetişemeyeceğini belirterek yapısal bir açık uyarısında bulundu.
Jeopolitik ve Yeni Ticaret Yolları: Friend-Shoring
Küreselleşme, yerini "dost ülkeden tedarik" (Friend-Shoring) modeline bıraktı.
Hindistan: AB ile yürütülen ticaret anlaşmalarıyla küresel büyümenin yeni motoru olarak öne çıktı.
Brezilya: AB-Mercosur anlaşmasıyla tarım ve biyoekonomi merkezi olma yolunda dev bir adım attı.
Grönland Krizi: Nadir toprak elementlerinin bir emtia değil, ulusal güvenlik meselesi olduğu tescillendi.
Yatırımcılar İçin 2026 Stratejisi: Dört Ana Sütun
Davos 2026 sonuç bildirgeleri ve panel çıktılarına göre, yatırımcıların şu dört alanda pozisyon alması öneriliyor:
Fiziksel Yapay Zeka: Çip, enerji ve veri merkezi altyapıları.
Stratejik Enerji: Nükleer (Uranyum) ve elektrifikasyon (Bakır).
Güvenlik: Savunma sanayi ve siber güvenlik (Yapısal büyüme odaklı).
Değer Saklama: Jeopolitik risklere karşı tarafsız rezerv varlık olarak Altın.
