Dun & Bradstreet tarafından yayımlanan "2025 Küresel İflas Raporu", dünya genelinde ve Türkiye özelinde ticari sürdürülebilirlik tablosunu ortaya koydu. Rapora göre, 2025 yılında küresel ölçekte şirket iflasları yüzde 7 artış gösterirken, Türkiye’de bu oran yüzde 29 ile dünya ortalamasının oldukça üzerinde gerçekleşti.
Küresel İflas Hızında Yavaşlama Sinyalleri
2024 yılında kaydedilen yüzde 15'lik artışla kıyaslandığında, 2025 yılında iflas artış hızının dünya genelinde yavaşladığı görülüyor. Enerji ve gıda fiyatlarındaki gerileme ile merkez bankalarının parasal gevşeme adımları, finansal koşullarda kısmi bir iyileşme sağladı. Ancak bu iyileşmeye rağmen, iflas seviyeleri pandemi öncesi dönemin üzerinde seyretmeye devam ediyor.
İncelenen 45 ülkeden 28’inde iflaslar artarken, listenin başında yer alan ülkeler şunlar oldu:
Arjantin: %65
Yunanistan: %49
Hong Kong: %45
Suudi Arabistan: %44
İsviçre: %41
Türkiye’de 573 Şirket İflas Etti
Türkiye’de faaliyetlerini Crif grubu bünyesinde yürüten Dun & Bradstreet’in analizine göre, ülkemizde geçen yıl toplam 573 şirket iflas başvurusunda bulundu. Türkiye’deki yüzde 29’luk artışın temel nedenleri arasında; yüksek reel faiz ortamı, krediye erişimde yaşanan zorluklar ve sıkı finansal koşulların özellikle KOBİ’ler üzerinde yarattığı baskı öne çıkıyor.
İnşaat ve Hizmet Sektörleri Risk Altında
Rapor, iflas baskısının belirli sektörlerde yoğunlaştığını gösteriyor. Özellikle yüksek faiz oranlarının proje finansmanını zorlaştırması nedeniyle inşaat sektörü ciddi bir bilanço baskısı altında. Tüketici talebindeki dalgalanmalar ve artan operasyonel maliyetler ise perakende, konaklama ve hizmet sektörlerini listenin riskli sıralarına taşıyor.
2026 İçin "Yeniden Artış" Uyarısı
Dun & Bradstreet Baş Ekonomisti Dr. Arun Singh, 2025’teki görece istikrarın ardından 2026 yılı için dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Singh, jeopolitik gerilimlerin ve ticaret politikalarındaki belirsizliklerin, özellikle borçluluk seviyesi yüksek şirketler için refinansman riskini artırabileceği konusunda uyardı.
Şirketlerin bu süreçte dayanıklılığını artırması için şu öneriler öne çıkıyor:
Yapay zeka destekli veri ve içgörü araçlarının kullanımı.
Tedarikçi ve iş ortaklarının finansal sağlık durumunun sürekli izlenmesi.
İş ortaklarının çeşitlendirilmesi ve alternatif makroekonomik planların oluşturulması.
