Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın üçüncü Enflasyon Raporu olan “Enflasyon Raporu 2026-III” sunumunu gerçekleştiriyor. Karahan, sunumunda enflasyonun ana eğilimi, enerji ve gıda fiyatları, hizmet enflasyonu, kredi büyümesi ve sıkı para politikası uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
TCMB Başkanı Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu sunumunda 2026 yılı ara hedefinin yüzde 24’e, 2027 yılı ara hedefinin yüzde 15’e, 2028 yılı ara hedefinin ise yüzde 9’a yükseltildiğini açıklamıştı. Belirsizlikler nedeniyle tahmin aralığı iletişimine ara verildiğini belirten Karahan, yıl sonu enflasyon beklentilerini 2026 için yüzde 26, 2027 için ise yüzde 15 olarak ifade etmişti.
TCMB jeopolitik gelişmeleri yakından takip ediyor
Karahan, Mayıs Enflasyon Raporu’nun ardından yaşanan jeopolitik gelişmelerin dalgalı seyrini sürdürdüğünü belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Dezenflasyon sürecinin seyrinde bu yıl öne çıkan jeopolitik gelişmeler, Mayıs Enflasyon Raporu’ndan bu yana dalgalı seyrini koruyor. Bu gelişmelerin enflasyon görünümü üzerindeki etkilerini proaktif bir şekilde takip ediyoruz.”
Karahan, ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından jeopolitik risklerde geçici bir gerileme yaşandığını söyledi:
“Haziran ayında ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından jeopolitik risklerde geçici bir gerileme gözledik. İzleyen dönemde jeopolitik riskler, savaşın seyri ve taraflar arasında yeni bir anlaşma ihtimaline ilişkin haber akışı nedeniyle dalgalı bir görünüm sergiledi.”
Enerji fiyatları küresel enflasyonu etkilemeye devam ediyor
Küresel büyüme görünümü ve enerji fiyatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Karahan, şu açıklamayı yaptı:
“Küresel büyümenin 2026 yılında ivme kaybetmesi bekleniyor. Dalgalı bir seyir izleyen enerji fiyatları, küresel enflasyon ve enflasyon beklentileri üzerinde etkili olmayı sürdürüyor.”
Arz yönlü baskılar dezenflasyonu yavaşlatıyor
TCMB Başkanı Karahan, arz yönlü baskıların önceki rapor dönemine göre hafiflemesine rağmen dezenflasyon süreci üzerindeki etkisinin devam ettiğini söyledi:
“Arz yönlü baskılar önceki Rapor dönemine kıyasla bir miktar hafiflese de, dezenflasyonda ivme kaybına neden olmaya devam etti.”
Yönetilen ve yönlendirilen ürünlerdeki fiyat artışlarına da değinen Karahan, şu ifadeleri kullandı:
“Diğer taraftan, yönetilen/yönlendirilen ürünlerde fiyat artışlarının bir süredir TÜFE’nin üzerinde seyrettiğini görüyoruz. Dolayısıyla söz konusu ürünleri dışlayan F endeksi manşet enflasyonun altında seyrediyor.”
Temmuzda enflasyonun ana eğilimi geriledi
Karahan, temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde gerileme görüldüğünü ancak trend enflasyon göstergesinin görece yatay seyrettiğini belirtti:
“Temmuz ayında enflasyonun ana eğiliminde dağılım bazlı göstergeler öncülüğünde gerileme gördük. Bununla birlikte, tasarım gereği daha uzun vadeli eğilimleri yansıtan ve tek seferlik etkileri dışlayan trend enflasyon göstergesi görece yatay seyrediyor.”
Gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti
Jeopolitik gelişmelerin enflasyon üzerindeki ilk etkilerinin enerji ve petrokimya bağlantılı gruplarda görüldüğünü belirten Karahan, şunları söyledi:
“Bildiğiniz gibi, jeopolitik şokun enflasyondaki ilk yansımaları ağırlıklı olarak enerji ve petrokimya ile bağlantısı güçlü alt gruplar üzerinden gerçekleşti. Bu doğrultuda, enerji ve temel mal grubu enflasyonlarında ikinci çeyrekte bir güçlenme izledik.”
Karahan, gıda üretimi görünümünde genel bir iyileşme yaşanmasına rağmen gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışmanın belirginleştiğine dikkat çekti:
“Gıda üretimi görünümündeki genel iyileşmeye karşın, gıda enflasyonundaki olumsuz ayrışma belirginleşti.”
Enerji fiyatlarındaki artış ağustos ayına sarktı
Enerji fiyatlarındaki yükselişin ağustos ayında da etkisini sürdürdüğünü belirten Karahan, şu ifadeleri kullandı:
“Jeopolitik gelişmeler eşliğinde artan belirsizlikler neticesinde enerji fiyatları temmuz ayında yeniden yükseldi. Öncü göstergeler, bu etkilerin ağustos ayına da sarktığına işaret ediyor.”
Sıkı para politikasının tüketim talebi ve temel mal enflasyonu üzerindeki etkisine değinen Karahan, şunları söyledi:
“Sıkı para politikasının tüketim talebinde yol açtığı yavaşlama, temel mal enflasyonundaki artışı sınırlayan önemli bir faktör oldu.”
Hizmet enflasyonundaki yavaşlama sürüyor
Karahan, arz şoklarına rağmen hizmet enflasyonunda yavaşlamanın devam ettiğini belirtti:
“Arz şoklarına rağmen, hizmet enflasyonundaki yavaşlama devam ediyor. Talebin zayıflaması bu görünüme katkıda bulunuyor. Hizmet enflasyonundaki yavaşlamada, özellikle kira ve eğitim hizmetlerinin rolü belirgin.”
Ulaştırma ve haberleşme hizmetlerindeki fiyat gelişmelerini de değerlendiren Karahan, şu ifadeleri kullandı:
“Akaryakıt fiyatlarındaki artışın etkileriyle ulaştırma hizmetlerinin ilk yedi aydaki fiyat artışları güçlü oldu. Ayrıca, son dönemde haberleşme hizmetleri enflasyonunda da bir güçlenme gözlüyoruz.”
Makroihtiyati tedbirler uygulanmaya devam edecek
TCMB’nin sıkı para politikası duruşunu desteklemek amacıyla attığı adımlara değinen Karahan, şu açıklamayı yaptı:
“Son Rapor döneminden bu tarafa sıkı para politikası duruşunu desteklemek amacıyla, 1 hafta vadeli repo ihalesi açmadık. Piyasanın likidite ihtiyacını ise üst banttan yapılan gecelik fonlama işlemleri ile karşılamayı sürdürdük.”
Karahan, TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimine yönelik makroihtiyati tedbirlerin uygulanmaya devam ettiğini belirtti:
“TL mevduat, kredi büyümesi ve likidite yönetimi odaklı makroihtiyati tedbirleri sıkı parasal duruşumuzu desteklemek üzere uygulamaya devam ediyoruz.”
Kredi büyümesi ikinci çeyrekte belirgin şekilde yavaşladı
Kredi büyümesinin 2025 yılının son çeyreğinde hızlandığını hatırlatan Karahan, 2026 yılının ikinci çeyreğinden itibaren belirgin bir yavaşlama yaşandığını söyledi:
“2025 yılı son çeyreğinde hızlanan kredi büyümesi 2026 yılı ikinci çeyreğinden itibaren belirgin yavaşladı.”
