Forbes, Türkiye’nin 1 Temmuz itibarıyla hayata geçirdiği Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) Sistemi’ni, finansman modeli ve dijital altyapısıyla ABD ve Batılı ülkeler için stratejik bir yol haritası olarak gösterdi.
Türkiye’nin geri dönüşümde başlattığı dijital dönüşüm, küresel ekonomi çevrelerinde dikkat çekmeye devam ediyor. Forbes dergisinde Wesley Alexander Hill imzasıyla yayımlanan analizde, Türkiye’nin DOA Sistemi; kritik hammadde tedariği, sanayi üretimi ve ulusal güvenlik hedefleriyle uyumlu, modern bir sanayi altyapısı olarak tanımlandı.
ABD ve Batı için “Türkiye Modeli” önerisi
Analizde, alüminyum, lityum ve bakır gibi savunma sanayii ve ileri teknoloji üretimi için hayati öneme sahip hammaddelerin geri kazanımının, ülkelerin dışa bağımlılığını azaltmada kritik rol oynadığı vurgulandı. Birçok Batılı ülkede depozito iade sistemleri bulunmasına rağmen, Türkiye’nin geliştirdiği modelin özel sermaye ve genişletilmiş üretici sorumluluğuna dayanan finansman yapısı, vergi mükelleflerine ek yük getirmemesi nedeniyle “en uygulanabilir ulusal sistem” olarak öne çıkarıldı.
Dijital altyapı ile verimlilik artışı
Türkiye’nin DOA Sistemi’ni diğerlerinden ayıran temel unsurlar şu başlıklarla dikkat çekiyor:
QR Kod Teknolojisi: Uçtan uca takip sistemi ile ambalajların anlık takibi.
Mobil Entegrasyon: Vatandaşların iade işlemlerini mobil cüzdanlar üzerinden kolaylıkla yönetebilmesi.
Teknoloji Odaklılık: Depozito İade Makineleri ile yüksek toplama verimliliği.
Cari açığa 1 milyar dolarlık katkı hedefi
Haberde görüşlerine yer verilen Türkiye Çevre Ajansı Başkanı Nurullah Öztürk, sistemin sadece bir çevresel proje olmadığını belirtti. Yerli teknoloji üreticilerinin sertifikasyon süreçlerini tamamlayarak kendi Depozito İade Makinelerini üretmeye başladığını ifade eden Öztürk, bu yerli ekosistemin ihracat potansiyeline de dikkat çekti. Öztürk, sistemin tam kapasiteye ulaşmasıyla birlikte değerli hammaddelerin ülke ekonomisinde kalacağını ve yıllık yaklaşık 1 milyar dolar tutarında bir katkı sağlayarak cari açığın düşürülmesine destek olacağını vurguladı.
Forbes’un analizine göre, Türkiye’nin geliştirdiği bu model, modern dijital takip teknolojileriyle entegre edilerek Batılı ülkeler tarafından kendi ihtiyaçlarına göre hızla uyarlanabilir bir sanayi altyapısı olma özelliği taşıyor.
