Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) döviz kredilerinde büyüme sınırını düşürmesi iş dünyasında yankı uyandırdı. İhracatçılar, finansmana erişimin zorlaştığını ve maliyeti %50’yi bulan TL kredilerine mahkum edildiklerini belirterek karara tepki gösterdi.
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), makroihtiyati tedbirler kapsamında yabancı para kredilerindeki büyüme sınırını %1’den %0,5’e çekti. 31 Ocak itibarıyla yürürlüğe giren bu düzenleme, sanayici ve ihracatçı kanadında "üretim baskılanıyor" endişesine yol açtı. Bankacılık sektörü kaynakları, yeni sınırla birlikte bankaların döviz kredisi kullandırma iştahının bıçak gibi kesildiğini ifade ediyor.
Finansmana Erişimde "Yüzde 50" Çıkmazı
İş dünyası temsilcileri, döviz kredilerine getirilen kısıtlamaların ihracatçıyı yüksek faizli TL kredilerine yönelttiğine dikkat çekiyor. TCMB verilerine göre, TL cinsi ticari kredi faizleri son üç haftada 7 puandan fazla artarak %47,13 seviyesine ulaştı. Piyasa uzmanları, ek maliyetlerle birlikte bu oranların reel sektör için %50’yi aştığını vurguluyor.
Sektör Temsilcilerinden Sert Eleştiriler
Tobb Hazır Giyim ve Konfeksiyon Sanayi Meclisi Başkanı Şeref Fayat, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, kredilerin enflasyon kaynağı olarak görülmesinin yanlış olduğunu savundu. Fayat, "Kredinin nereye gittiği artık elektronik ortamda takip edilebiliyor. Bu kısıtlamalar firmaların daha kötü batmasına neden olabilir. Sanayici üzerinden enflasyon ayarlaması yapmak arzı bastırmaktır," dedi.
Karton Ambalaj Sanayicileri Derneği (Kasad) Başkanı Alican Duran ise sanayicinin mevcut faiz yükü altında zorlandığını belirterek, "Şu anda sanayi adeta bankalara çalışıyor. İhracatçının döviz girdisi olduğu için döviz kredisiyle riskini dengeleyebiliyordu. Bant daraltmak yerine genişletilmeli," ifadelerini kullandı.
Bankaların İştahı Azaldı
Bdkk verileri, 6 Şubat haftasında yabancı para kredi bakiyesinin 203,42 milyar dolar olduğunu gösteriyor. Düzenlemenin ardından ilk haftada kredilerde 348,3 milyon dolarlık bir daralma yaşandı. Bankacılık kaynakları, %0,5’lik büyüme sınırının "yok denecek kadar az" bir alan tanıdığını ve bu durumun kredi musluklarını kapattığını belirtiyor.
