Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye için 2025 yılı 4. Madde Konsültasyonu sonuçlarını yayımladı. Raporda, uygulanan ekonomik programın meyvelerini vermeye başladığı belirtilirken, 2026 sonu için enflasyon tahmini yüzde 23 olarak açıklandı.
Uluslararası Para Fonu (IMF), Türkiye ekonomisine yönelik kapsamlı analizlerini içeren 2025 yılı 4. Madde (Article IV) Konsültasyonu sonuçlarını kamuoyuyla paylaştı. Fon tarafından yapılan değerlendirmede, yürürlükteki dezenflasyon programının somut sonuçlar üretmeye başladığı, enflasyondaki düşüş eğiliminin güç kazandığı ve büyüme görünümünün istikrarlı bir çizgide ilerlediği vurgulandı.
Enflasyonda Kademeli Düşüş Beklentisi
IMF analizine göre, Türkiye’de uygulanan sıkı para politikası, mali disiplin ve ihtiyatlı gelir politikalarının eş güdümlü yönetilmesi enflasyonla mücadelede önemli bir mesafe katedilmesini sağladı. Eylül 2024’te yüzde 49,4 seviyesinde olan yıllık enflasyonun, Aralık 2025 itibarıyla yüzde 30,9’a gerilediği not edildi.
Mevcut politika bileşiminin kararlılıkla sürdürülmesi durumunda, dezenflasyon sürecinin devam edeceği öngörülüyor. IMF, 2026 yılı sonunda yıllık enflasyonun yüzde 23 seviyesine kadar gerileyebileceğini tahmin ediyor.
Büyüme Tahminleri ve Rezerv Görünümü
Ekonomik büyüme tarafında da iyimser bir tablo çizen IMF, Türkiye ekonomisinin 2025 yılında yaklaşık yüzde 4,1 oranında büyüyeceğini öngörüyor. 2026 yılı için büyüme tahminini ise yüzde 4,2 olarak belirleyen Fon, bu büyümenin artan güven ortamı ve kontrollü iç talep ile destekleneceğini ifade etti.
Raporda öne çıkan diğer başlıklar ise şöyle:
Türk lirasına olan talebin artması uluslararası rezervleri destekliyor.
Cari açık mevcut koşullarda yeterli düzeyde finanse ediliyor.
Dış finansman görünümü yakından takip edilmeye devam ediliyor.
Riskler ve Yapısal Reform Vurgusu
Olumlu seyreden makroekonomik verilere rağmen IMF, bazı risk faktörlerine de dikkat çekti. Küresel ticaretteki belirsizlikler, jeopolitik gerilimler ve enerji fiyatlarındaki olası dalgalanmaların dezenflasyon sürecini uzatabileceği belirtildi. Ayrıca, kademeli dezenflasyon yaklaşımının finans sektörü üzerinde baskı oluşturabileceği ve verimlilik artışını sınırlayabileceği ifade edildi.
IMF, kalıcı fiyat istikrarının sağlanması ve dış şoklara karşı direncin artırılması için yapısal reformların sürdürülmesi gerektiğinin altını çizdi.
