ING tarafından yayımlanan son analizde, Türkiye'de mart ayı enflasyon verileri değerlendirildi. Yıllık bazda görülen düşüşte savaş kaynaklı baz etkisinin temel rolü oynadığı belirtilirken, enerji fiyatlarındaki belirsizliğin enflasyon görünümü üzerindeki riskleri tırmandırdığı vurgulandı.
Enerji ve Petrol Fiyatlarındaki Belirsizlik Sürüyor
ING analizinde, mart ayında enflasyonun yıllık bazda gerilemesine rağmen gıda fiyatlarının ılımlı seyrini koruduğu ifade edildi. Ancak petrol fiyatlarındaki dalgalanmaların diğer emtia fiyatlarını da tetiklediği ve bu durumun enflasyonist baskıyı canlı tuttuğu kaydedildi. Hükümetin akaryakıt üzerindeki vergi düzenlemeleriyle şokları emme çabasına rağmen, enerji kaynaklı risklerin devam ettiği belirtildi.
Merkez Bankası'nın Stratejisi: Finansal İstikrar Ön Planda
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) mevcut jeopolitik kriz karşısında finansal istikrarı önceliklendiren bir yaklaşım sergilediği ifade edildi. ING, TCMB'nin döviz rezervlerini kullanmaya devam edebileceğini ve Türk lirası üzerindeki değer kaybı hızının kontrollü bir şekilde artmasına izin verebileceğini öngördü. Ayrıca, politika faizinin fonlama faizine yaklaştırılması ve faiz koridoru yapısında yeni düzenlemeler yapılabileceği de seçenekler arasında gösterildi.
Sıkılaştırma Mesajı ve Ekonomik Güçlükler
Analizde, enflasyon görünümünde kalıcı bir bozulma yaşanması durumunda para politikasının daha da sıkılaştırılabileceği hatırlatıldı. Artan enerji maliyetleri, zayıflayan büyüme beklentileri ve dolarizasyon risklerinin TCMB'nin karar alma sürecini zorlaştıran temel unsurlar olduğu vurgulandı.
