Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu S&P Global Ratings, finans sektöründe hızla yaygınlaşan yapay zekâ kullanımının bankaların kredi değerliliği (kredi notları) üzerindeki olası etkilerini mercek altına aldı. S&P tarafından yayımlanan değerlendirmede, yapay zekâ entegrasyonunun finans kurumları için yalnızca operasyonel bir araç olmadığını, doğrudan kredi kalitesini ve derecelendirme profillerini şekillendirecek kritik bir metoda dönüştüğünü bildirdi.
Kuruluşa göre bankalar arasındaki farkı yalnızca teknolojiye geçiş hızı değil; uygulanan stratejilerin olgunluğu, yönetişim yapılarının sağlamlığı ve risklerin ne ölçüde kontrol altında tutulduğu belirleyecek.
Maliyetlerde Yüzde 8’e Kadar Tasarruf Beklentisi
S&P’nin küresel ölçekte 179 finans kuruluşuyla gerçekleştirdiği anket çalışması, sektörün yapay zekâdan beklentilerini ve mevcut kullanım oranlarını ortaya koydu:
Maliyet Düşüşü Öngörüsü: Şirketler, yapay zekâ teknolojileri sayesinde operasyonel maliyetlerin 2026 yılında %4’e kadar azalmasını bekliyor. Tasarruf oranının 2028 itibarıyla %6-%8 aralığına ulaşacağı öngörülüyor.
Sektörel Benimseme Oranı: Finans kuruluşlarının %84’ü yapay zekâyı arka plan destek fonksiyonlarında ve otomasyon süreçlerinde kullandığını belirtti.
Yeni Ürün Geliştirme Temkini: Yeni ürün ve hizmet geliştirmek amacıyla yapay zekâ kullanan kurumların oranı ise %33'ün (üçte birin) altında kaldı. Bu alandaki temkinli yaklaşımda düzenleyici otoritelerin riskleri ile itibar kaybı kaygılarının etkili olduğu aktarıldı.
"Güçlü Yönetişim Olmazsa Kredi Notu Olumsuz Etkilenir"
S&P Yapay Zekâ Araştırma ve Benimseme Lideri Miriam Fernandez, kredi notları üzerindeki etkinin yalnızca teknolojiyi satın almak veya kullanmakla sınırlı kalmayacağını ifade etti.
Fernandez, belirleyici unsurun bankaların sağladığı maliyet tasarrufu ve ek gelirleri sürdürülebilir kârlılık artışına ve kalıcı rekabet avantajına dönüştürebilme yeteneği olacağını vurguladı. Yapay zekâ yatırımlarının güçlü yönetişim ilkeleri ve siber/operasyonel risk yönetimiyle desteklenmemesi durumunda ise finans kuruluşlarının kredi değerliliğinin olumsuz etkilenebileceği uyarısı yapıldı.
