ABD ve İran, aylardır süren gerilimi sonlandırmak amacıyla Pakistan'ın başkenti İslamabad'da masaya oturmaya hazırlanıyor. 14 maddelik bir mutabakat taslağı üzerinden yürütülecek görüşmelerde Hürmüz Boğazı ve nükleer program en kritik başlıklar olarak öne çıkıyor.
ABD ile İran arasındaki krizde diplomatik çözüm için en somut adım atıldı. Tarafların, arabulucular vasıtasıyla hazırlanan 14 maddelik bir mutabakat zaptı çerçevesinde önümüzdeki hafta Pakistan'da bir araya gelmesi planlanıyor. Wall Street Journal'ın aktardığı bilgilere göre, bir aylık yoğun bir müzakere takvimini kapsayan taslak belge, barış görüşmelerinin temel zeminini oluşturacak.
Karşılıklı Tavizler ve Güven Artırıcı Adımlar
İslamabad barış görüşmeleri kapsamında hazırlanan yol haritası, tarafların karşılıklı tavizler vermesini öngörüyor. Taslak metne göre, İran'ın stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü zayıflatması talep edilirken; buna karşılık ABD yönetiminin İran limanlarına yönelik ablukayı 30 gün boyunca askıya alması bekleniyor. Bu süreçte atılacak güven artırıcı adımlar, kalıcı bir anlaşmanın kapısını aralayacak.
Nükleer Programda Kritik Viraj
Tahran yönetimi, nükleer programını tartışmaya hazır olduğunu ilk kez resmi olarak bildirdi. Müzakerelerde, zenginleştirilmiş uranyum stoklarının bir kısmının ülke dışına transferi üzerinde duruluyor. Ancak İran, bu materyallerin doğrudan ABD'ye gönderilmesine karşı çıkıyor. Nükleer denetim mekanizmalarının işleyişi, görüşmelerin en teknik ve zorlu başlığı olarak değerlendiriliyor.
Masadaki Belirsizlikler ve Beklentiler
Dışişleri Bakanı Marco Rubio, uranyum zenginleştirme moratoryumunun süresi gibi konularda 12 ile 15 yıl arasında değişen farklı tekliflerin bulunduğunu ve belirsizliğin sürdüğünü ifade etti. Öte yandan, Hürmüz Boğazı'ndaki kalıcı rol arayışı ve yaptırımların kaldırılma takvimi henüz netleşmiş değil.
Donald Trump ise Tahran yönetimine "akıllıca olanı yapma" çağrısında bulunarak, anlaşma umudunu koruduğunu ancak olası ihlallerin ciddi sonuçları olacağı konusunda uyarılarını yineledi.
Diplomatik Sürecin Arka Planı
28 Şubat tarihinde tırmanmaya başlayan ABD, İsrail ve İran hattındaki gerilim, Steve Witkoff ve Jared Kushner liderliğindeki heyetlerin yürüttüğü mekik diplomasisi sonucunda bu aşamaya geldi. İslamabad'da gerçekleşecek zirve, bölgesel istikrar ve küresel enerji arz güvenliği açısından tarihi bir dönüm noktası olarak görülüyor.
