İran ile yaşanan çatışmaların uzaması ve petrol fiyatlarının 100 dolar sınırını aşması Beyaz Saray'ı hareketlendirdi. Ara seçimler öncesi seçmen tepkisinden çekinen danışmanlar, Başkan Trump'a çatışmadan çıkış yolu bulması için yoğun baskı yapıyor.
ABD ve İsrail'in 28 Şubat’ta başlattığı İran operasyonunda 11. güne girilirken, sahada beklenen hızın yakalanamaması Washington yönetimini köşeye sıkıştırdı. Wall Street Journal'ın (Wsj) Beyaz Saray kaynaklarına dayandırdığı kulis bilgilerine göre, yükselen enerji maliyetleri ve savaşın ekonomik faturası, Başkan Donald Trump’ın kurmaylarını alarma geçirdi.
Ekonomik endişeler seçmen tepkisini tetikledi
Petrol fiyatlarının kısa sürede 100 doların üzerine çıkması, hem Amerikan ekonomisinde enflasyon riskini artırdı hem de yaklaşan ara seçimler öncesinde Cumhuriyetçi Parti içinde "seçmen tepkisi" endişesini körükledi. Bazı danışmanların, Trump'a askeri hedeflere büyük ölçüde ulaşıldığını deklare ederek çatışmayı sonlandırma çağrısı yaptığı öne sürüldü.
"Savaşın ekonomik maliyeti artıyor"
Trump’ın dış ekonomi danışmanı Stephen Moore, enerji maliyetlerindeki yükselişin yalnızca akaryakıtla sınırlı kalmayacağını, tüm mal ve hizmet fiyatlarında zincirleme bir artışa neden olarak hane halkı bütçesini sarsacağını vurguladı. Uzayan savaşın, muhafazakâr seçmen tabanındaki desteği eritebileceği yönündeki raporlar, Beyaz Saray’daki çıkış arayışlarını hızlandırdı.
Trump'tan "Hürmüz" çıkışı: Petrol fiyatlarında düşüş
Baskıların ardından bir açıklama yapan Başkan Trump, savaşın büyük ölçüde tamamlandığını ve İran donanmasının etkisiz hale getirildiğini öne sürdü. Hürmüz Boğazı'nın yeniden ticari trafiğe açılması için donanmanın devreye gireceğini duyuran Trump’ın "savaş yakında bitecek" mesajı, piyasalarda karşılık buldu. Açıklamaların ardından petrol fiyatları 86 dolar seviyelerine kadar geriledi.
