YatırımX Gündem Hepiyi Sigorta ile Yaşadığım Pişmanlıklar Serisi Vol. 1

Hepiyi Sigorta ile Yaşadığım Pişmanlıklar Serisi Vol. 1

Geçerli B sınıfı ehliyetime rağmen Hepiyi Sigorta ön cam hasarımı "ehliyetsiz" gerekçesiyle reddetti. Yaşadığım süreci ve cevap bekleyen soruları kaleme aldım.

Yıllardır araç kullanıyorum.

Geçerli B sınıfı sürücü belgem var.

Trafik çevirmelerine girdim.

Araç muayenelerinden geçtim.

Bugüne kadar ne bir trafik polisi bana "Bu aracı kullanamazsınız." dedi ne de herhangi bir resmi kurum böyle bir değerlendirmede bulundu.

Sonra bir gün otoyolda seyir halindeyken ön cama küçük bir taş isabet etti.

Olabilecek en sıradan kasko dosyalarından biri...

Ne alkollü araç kullanımı var.

Ne hız nedeniyle oluşan bir kaza.

Ne de sürüş hatası.

Sadece ön cama taş geliyor ve cam çatlıyor.

"İyi ki kasko yaptırmışım." dedim.

Dosyayı açtırdım.

Eksper süreci tamamlandı.

Ve birkaç gün sonra Hepiyi Sigorta'nın sisteminde karşıma çıkan ifade şu oldu: "Red - Ehliyetsiz."

Önce yanlışlık olduğunu düşündüm.

Çünkü ben ehliyetsiz değilim.

Geçerli B sınıfı sürücü belgesine sahibim.

Resim

Daha sonra öğrendim ki gerekçe, ehliyetimde yer alan kısıt kodlarıymış.

Peki hangi kısıt kodu?

Araçta hangi donanım eksik?

Bu sonuca hangi teknik inceleme ile ulaşıldı?

Henüz bilmiyorum.

Çünkü Hepiyi Sigorta bunların hiçbirini bana açıklamadı.

Üstelik kullandığım araçta geri görüş kamerası, kör nokta uyarı sistemi ve ilgili sürüş destek donanımları zaten bulunuyor.

Buna rağmen dosyam reddedildi.

Asıl kafamı kurcalayan konu ise bambaşka...

Başvurum motor arızası nedeniyle yapılmadı.

Fren sistemi nedeniyle yapılmadı.

Direksiyon sistemi nedeniyle yapılmadı.

Başvurumun konusu sadece otoyolda ön cama taş isabet etmesi sonucu oluşan cam hasarı.

İşte tam burada sormak istiyorum.

Geçerli B sınıfı sürücü belgesine sahip bir kişinin ehliyetindeki kısıt kodları ile ön cama taş isabet etmesi arasında nasıl bir hukuki veya teknik bağlantı kurulabilir?

Varsayalım ki Hepiyi Sigorta'nın iddia ettiği gibi araçta eksik bir donanım var.

Peki bunun ön cama gelen taşla ne ilgisi var?

İşte cevabını beklediğim soru tam olarak bu.

Yazılı ret gerekçesini talep ettim.

Çünkü telefon konuşmaları yarın unutulur.

Ama yazılı belgeler hem hukukun hem de tarihin önünde kalır.

Belki gerçekten benim bilmediğim bir mevzuat vardır.

Belki de Hepiyi Sigorta'nın çok güçlü bir hukuki gerekçesi vardır.

Eğer öyleyse bunu ilk paylaşan yine ben olacağım.

Ancak bugün itibarıyla yaşadığım süreç nedeniyle şunu rahatlıkla söyleyebilirim:

Ben yeni bir kasko yaptıracak olsam tercihim Hepiyi Sigorta olmaz. Aynı şekilde, bu süreç sonuçlanıncaya kadar çevreme de Hepiyi Sigorta'yı tavsiye etmem mümkün değil. Çünkü bir sigorta şirketinden beklediğim ilk şey, aldığı kararın gerekçesini açık, somut ve ikna edici şekilde ortaya koymasıdır.

Şimdi top Hepiyi Sigorta'da.

Ben sadece yazılı gerekçeyi bekliyorum.

Çünkü Vol. 2, o gerekçe geldikten sonra yazılacak. Ve eminim asıl hikâye o zaman başlayacak.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *