Diyarbakır Ticaret ve Sanayi Odası (DTSO), Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB) ve Diyarbakır OSB iş birliğiyle düzenlenen “İş Dünyası Finans Buluşması Diyarbakır” programı; TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, kamu bankalarının genel müdürleri ve bölge iş dünyası temsilcilerinin geniş katılımıyla gerçekleştirildi. Toplantıda reel sektörün finansmana erişimde karşılaştığı yüksek faiz, daralan kredi limitleri, teminatlandırma güçlükleri ve yükselen masraf yükleri ayrıntılı olarak masaya yatırıldı.
"Yüksek faiz maliyeti ve geniş faiz makası uzun süre taşınmaz"
Buluşmada finansmanı ekonomideki kan akışına benzeterek sözlerine başlayan TOBB Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu, kredi akışındaki daralmanın üretim, yatırım, istihdam ve ihracat süreçlerini doğrudan olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
Ticari kredi faizlerinin yıllık %50-55 seviyesinde olduğunu ve bileşik faizde %60'a kadar ulaştığını vurgulayan Hisarcıklıoğlu, "Böyle yüksek bir faiz maliyeti uzun süre taşınmaz. Merkez Bankası'nın faiz indirim adımı piyasalar açısından son derece olumlu bir başlangıç olmuştur; ancak bu durumun ticari kredi faizlerine de vakit kaybetmeksizin yansıması gerekmektedir. Bankacılık sektöründen beklentimiz, politika faizi ile ticari kredi faizleri arasındaki makası daraltmaları ve kamu bankalarının bu konuda özel sektöre öncülük etmesidir" ifadelerini kullandı.

Hisarcıklıoğlu ayrıca dosya, tahsis, ekspertiz, erken kapama, havale ve POS komisyonları gibi ek kalemlerin işletmeler üzerinde ikinci bir finansman yükü oluşturduğunu belirterek bankaları bu masraflarda sadeleşme ve şeffaflığa davet etti.
"KOBİ'lerin bankalardan başka çalacak kapısı yok"
Kredi tahsis süreçlerinde KOBİ'lerin önceliklendirilmesi gerektiğine işaret eden TOBB Başkanı, büyük ölçekli firmaların alternatif finansman kanallarına daha kolay erişebildiğini, ancak KOBİ'lerin tamamen bankacılık sistemine bağımlı olduğunu söyledi.
Nefes Kredisi'nin yeniden devreye alındığını fakat mevcut kaynağın yoğun talebi karşılamakta yetersiz kaldığını aktaran Hisarcıklıoğlu; KGF destekli kredilerin artırılmasını, ticari kredi büyüme sınırlarının esnetilmesini ve ihracat reeskont kredilerinin kapasitesinin genişletilmesini talep etti. Bölgesel teminat politikalarına da değinen Hisarcıklıoğlu, Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki gayrimenkullerin düşük ekspertiz değeri veya likidite gerekçesiyle teminat kabul edilmemesinin üreticileri zor durumda bıraktığını belirtti.
"Diyarbakır'dan 2025 yılında 120 şirket göç etti"
Zirvede söz alan DTSO Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kaya ise bölgenin ekonomik kalkınması ve sermayenin korunması açısınan kalıcı huzur ortamının ve finansmana kolay erişimin hayati önem taşıdığını ifade etti.
Kaya, 2025 yılı içerisinde Diyarbakır'dan yaklaşık 120 şirket merkezinin başka illere taşındığını açıklayarak şu kritik uyarılarda bulundu: "Şirket göçünün istihdam, katma değer ve ihracat açısından ne anlama geldiğini hepimiz çok iyi biliyoruz. Firmalarımız merkezlerini taşımadan önce onlarla birebir görüşülmeli ve doğru finansmana ulaşmaları sağlanmalıdır. Bir şirketin kentte kalması; istihdamın, ailelerin ve sermayenin burada kalması demektir. Kamu bankalarımızdan yalnızca kredi vermelerini değil, bölgenin geleceğine ortak olmalarını bekliyoruz."
Toplantı öncesinde 250 firmanın bankalarla görüşme talebinde bulunduğunu hatırlatan Kaya; yerel ekspertiz sorunlarının çözülmesini, bölge müdürlüklerinin yetkilerinin artırılmasını ve kadın girişimciler ile tarım-hayvancılık sektörüne yönelik özel kredi limitlerinin devreye alınmasını istedi.
"Pozitif ayrımcılık değil, üretimin desteklenmesini istiyoruz"
Diyarbakır Ticaret Borsası (DTB) Başkanı Engin Yeşil, kentin tarım, sanayi, turizm ve lojistik potansiyeline dikkat çekerek sulama projelerinin tamamlanmasıyla tarımsal sanayinin daha da güçleneceğini vurguladı. Yeşil, "Pozitif ayrımcılık istemiyoruz. Potansiyelimizin görülmesini, üretene kaynak verilmesini ve ihracat yapanın önünün açılmasını istiyoruz. En büyük teşvik huzurdur ve Diyarbakır artık yatırımlarıyla anılmalıdır" dedi.
Diyarbakır OSB Başkanı Mustafa Fidan ise sanayicilerin yatırım iradesinin güçlü olduğunu ancak teminat şartları ve bilanço odaklı kredi değerlendirmelerinin yatırımları engellediğini dile getirdi. Bankaların yalnızca geçmiş bilançolara değil; tesis yatırımlarına, siparişlere ve nakit akışına bakması gerektiğini söyleyen Fidan, aksi takdirde birinci kuşak sanayicilerin ardından ikinci kuşağın üretimi sürdürmekte zorlanacağını ifade etti.
Kamu bankaları ile birebir çözüm masaları kuruldu
Ziraat Bankası Genel Müdürü Alpaslan Çakar, VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan ve Halkbank Genel Müdürü Recep Süleyman Özdil'in yer aldığı programın son bölümünde, bölge iş insanları ve sanayiciler kamu bankalarının üst yönetimiyle birebir görüşme masalarında bir araya gelerek finansman taleplerine doğrudan çözüm aradı.
