Blackrock’ın Tematik ve Sektörel Yatırımlar Biriminin Küresel Başkanı Evy Hambro, altın fiyatları ile madencilik şirketlerinin hisse performanslarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Hambro, üretim maliyetlerindeki artışın altın fiyatlarının gerisinde kalmasının madencilik şirketlerinin kâr marjlarını genişlettiğini ve hisse performansını desteklediğini belirtti.
Madencilik Hisselerinde 3’e 1 İlişkisi
Evy Hambro, altın madenciliği şirketlerinin hisselerinin geçmişte altın fiyatındaki değişimlere yaklaşık 3 kat duyarlılık gösterdiğini ifade etti. Bu tarihsel ilişkiye göre, altın fiyatındaki yüzde 1’lik değişimin madencilik hisselerinde yaklaşık yüzde 3’lük bir harekete denk gelebildiğini belirten Hambro, bu durumun sabit veya garanti bir getiri anlamına gelmediğinin altını çizdi.
Maliyet artışlarının altın fiyatının gerisinde kalmasıyla bu ilişkinin yeniden güçlendiğini aktaran Hambro, maliyetlerin fiyattan daha hızlı yükseldiği dönemlerde ise madencilik hisselerinin bu performansı yakalayamadığını kaydetti.
Yatırımcıların risk tercihlerine göre hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Hambro, doğrudan altın fiyatını takip etmek isteyenler için fiziksel altınla desteklenen borsa yatırım fonlarının, daha yüksek risk ve getiri potansiyeli arayanlar için ise madencilik hisselerinin öne çıkabileceğini dile getirdi.
Kamu Borçları ve Reel Varlıklar
MoneyWeek’e verdiği röportajda kamu maliyesindeki sorunlara değinen Hambro; artan kamu borçları, bütçe açıkları ve kağıt para birimlerinin satın alma gücündeki aşınmanın altının uzun vadeli görünümünü destekleyebileceğini söyledi.
Hükümetlerin yüksek borç yükünü finanse etmek için daha yüksek faiz ödemek zorunda kalabileceğini belirten Hambro; altyapı, emtia ve altın gibi reel varlıkların değer koruma aracı olarak dikkat çektiğini aktardı. Kısa vadeli para politikası beklentilerinin fiyat oynaklığı yaratabileceğini de sözlerine ekledi.
12 Milyar Dolarlık Hisse Geri Alım Programlarına Eleştiri
Sektördeki büyük şirketlerin hisse geri alım politikalarını da eleştiren Hambro; Barrick Mining, Newmont, AngloGold Ashanti ve Gold Fields gibi devlerin açıkladığı toplam yaklaşık 12 milyar dolarlık geri alım programlarında yeterli esneklik ve analizin bulunması gerektiğini savundu.
Şirketlerin yeni maden yatırımlarında gösterdiği titizliği hisse geri alımlarında da sergilemesi gerektiğini belirten Hambro, fiyatların zirveye yakın olduğu dönemlerde açıklanan programların fiyatlar düştüğünde durdurulmasını sorgulayarak piyasa fırsatlarına göre esnek hareket edilmesi gerektiğini vurguladı.
Blackrock’ın Newmont’ta yüzde 12, AngloGold Ashanti’de yüzde 10 ve Gold Fields’ta yüzde 6 oranında hissedarlık konumunun bulunması da Hambro’nun değerlendirmelerine sektör uzmanlığının yanında stratejik bir boyut kazandırıyor.
Portföy Çeşitlendirmesinde Altının Rolü
Blackrock Portföy Yöneticisi Russ Koesterich de daha önce yaptığı değerlendirmede, güçlü dolar ve yükselen faizlerin kısa vadeli baskılarına rağmen altının uzun vadeli temel dinamiklerinin korunduğuna dikkat çekmişti.
Jeopolitik riskler ve borç yükleri karşısında altının portföy çeşitlendirmesindeki kritik rolünü vurgulayan Blackrock, yatırımcıların portföylerinde mütevazı bir altın pozisyonunu korumalarını tavsiye etmişti.
