Borsa İstanbul’da ikinci çeyrek bilanço sezonu yaklaşırken, 9 aracı kurumun şirket ve sektör bazındaki beklentileri de netleşmeye başladı. Kurumların tahminleri, finansalların geneline yayılan güçlü bir görünümden çok, sektörler ve şirketler arasında belirgin bir ayrışmaya işaret ediyor.Beklentilere göre rafineri-petrokimya, savunma sanayii, meşrubat, sağlık ve bazı perakende şirketleri ikinci çeyrekte daha güçlü bir operasyonel performans sergileyebilir. Bankacılık, otomotiv, beyaz eşya ve çimento tarafında ise daha temkinli bir görünüm öne çıkıyor.
Bankacılıkta çeyreklik kâr baskısı bekleniyor
Aracı kurumların ortak görüşüne göre bankacılık sektörü ikinci çeyrekte zayıf tarafta kalabilir. Swap maliyetlerindeki artış, kredi risk maliyetinin yükselmesi ve ticari işlem gelirlerinin normalleşmesi net kârları baskılayabilecek başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.
Buna karşılık ücret ve komisyon gelirleri, TÜFE’ye endeksli tahvil gelirleri ve bazı bankalardaki iştirak katkıları sektör açısından dengeleyici olabilir. Kurum tahminlerinde Garanti BBVA, VakıfBank, TSKB ve Albaraka Türk görece olumlu ayrışırken; Yapı Kredi, Halkbank ve İş Bankası daha zayıf tarafta yer alıyor.
Sigortada toparlanma sinyali
Sigorta sektöründe ilk çeyrekte görülen zayıflığın ardından ikinci çeyrekte toparlanma bekleniyor. Hayat ve emeklilik tarafında güçlü kârlılık ve GSYF yeniden değerleme etkisi öne çıkarken, hayat dışı sigorta şirketlerinde teknik sonuçların kademeli olarak iyileşebileceği değerlendiriliyor. Türkiye Sigorta, Anadolu Hayat, Aksigorta ve Agesa olumlu ayrışabilecek şirketler arasında gösteriliyor. Anadolu Sigorta’da ise azalan yatırım gelirlerinin net kârı sınırlayabileceği düşünülüyor.
Rafineri ve petrokimya en güçlü temalardan biri
İkinci çeyrek için en güçlü sektör beklentilerinden biri rafineri ve petrokimya tarafında oluştu. Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmelerin ürün marjlarını tarihsel ortalamaların üzerine taşıması, özellikle Tüpraş açısından destekleyici görülüyor. Petkim’de etilen-nafta makası ve vergi geliri, Aygaz’da ise LPG fiyatlarındaki artış ve Tüpraş katkısı finansalları destekleyebilecek başlıklar arasında yer alıyor.
Savunma sanayiinde Aselsan öne çıkıyor
Savunma sektöründe güçlü görünümün sürmesi bekleniyor. Aselsan’ın artan bakiye sipariş hacmi, yeni sözleşmeleri, korunan marjları ve güçlü tahsilat performansı ikinci çeyrek beklentilerini destekliyor. Düşük operasyonel olmayan giderlerin de net kâra katkı sağlaması beklenirken, kurumlar Aselsan’ı ikinci çeyreğin öne çıkan şirketlerinden biri olarak değerlendiriyor.
Demir-çelikte düşük baz desteği
Demir-çelik sektöründe düşük baz etkisi ve iç talepteki kısmi toparlanma nedeniyle daha iyi bir çeyrek bekleniyor. Erdemir ve Kardemir’de yeni vergi düzenlemelerinden kaynaklanan tek seferlik ertelenmiş vergi gelirinin net kâra olumlu katkı sağlaması bekleniyor.
Buna karşılık ihracat tarafındaki zayıflık sektör görünümündeki temel risklerden biri olmaya devam ediyor.
Otomotivde zayıf görünüm
Otomotiv sektöründe iç pazardaki daralma, yoğun rekabet, zayıf fiyatlama ve avro/TL kaynaklı marj baskısı öne çıkıyor. Ford Otosan’da satış adetlerindeki gerileme ve fiyatlama baskısı dikkat çekerken, Tofaş’ta Stellantis konsolidasyonu ve güçlü hafif ticari araç ihracatı kısmi destek sağlayabilir. Doğuş Otomotiv ve Türk Traktör tarafında ise zayıf fiyatlama ve sert iç talep daralmasının sonuçları baskılayabileceği değerlendiriliyor.
Havacılıkta şirket bazında ayrışma
Havacılık sektöründe yakıt maliyetleri ve jeopolitik riskler havayolu şirketleri üzerinde baskı yaratırken, havalimanı işletmecilerinin daha dirençli kalması bekleniyor. Türk Hava Yolları’nda yolcu büyümesi ve güçlü kargo gelirleri destekleyici olsa da yakıt baskısı marjları sınırlayabilir. Pegasus’ta yüksek yakıt maliyetleri ve düşük doluluk oranları risk oluştururken, TAV Havalimanları daha güçlü görünümüyle öne çıkıyor.
Gıda perakendesinde dirençli görünüm
Gıda perakendesi, zayıflayan iç talebe rağmen talep esnekliği sayesinde dirençli kalması beklenen sektörler arasında yer alıyor. BİM’de reel ciro büyümesi ve net marj iyileşmesi, Şok Marketler’de ise pazar payı kazanımı olumlu değerlendiriliyor. Migros tarafında turizm etkisi ve operasyonel büyüme destekleyici olsa da promosyon baskısı ve artan personel giderlerinin kârlılığı sınırlayabileceği belirtiliyor.
Meşrubat tarafında uluslararası operasyon desteği
Meşrubat ve içecek sektöründe güçlü görünüm beklentisi korunuyor. Coca-Cola İçecek’in Pakistan, Özbekistan ve Kazakistan operasyonlarındaki çift haneli hacim büyümesi ile fiyat ayarlamalarının ciro ve marjları desteklemesi bekleniyor. Anadolu Efes’te meşrubat faaliyetleri güçlü katkı sağlarken, Türkiye bira grubundaki hacim daralması ve marj baskısı finansallardaki temel risk olarak öne çıkıyor.
Telekomda operasyonel görünüm güçlü, net kâr baskılı
Telekom sektöründe abone başına gelir ve genişbant büyümesi operasyonel görünümü destekliyor. Ancak finansman giderleri, amortisman ve kur farkı giderleri net kârı baskılayabilir. Turkcell’de 5G lansmanı ve reklam-pazarlama giderleri, Türk Telekom’da ise yüksek finansman giderleri ikinci çeyrek sonuçlarında yakından izlenecek.
Çimento ve beyaz eşyada zayıflık sürüyor
Çimento sektöründe yağışlı hava, deprem bölgesindeki yavaşlama ve yüksek baz etkisi nedeniyle yurt içi talebin zayıf kalması bekleniyor. Çimsa’nın yurt dışı hacmi ve maliyet yönetimi sektörde olumlu ayrışabilecek başlıklar arasında yer alıyor. Beyaz eşya sektöründe ise satışlardaki gerileme, maliyetli kampanyalar ve lojistik giderler operasyonel kârlılığı baskılıyor. Arçelik’te Whirlpool işlemi ve varlık optimizasyonundan kaynaklanan tek seferlik kalemler net kârı destekleyebilir.
Enerjide karışık görünüm
Elektrik üretim ve dağıtım sektöründe düşük spot elektrik fiyatları üreticiler üzerinde baskı oluşturuyor. Enerjisa’nın yeni tarife dönemiyle olumlu ayrışması beklenirken, Aksa Enerji’nin yurt dışı operasyonları güçlü katkı sağlayabilir. Buna karşılık yüksek finansman giderleri enerji şirketlerinde net kârı sınırlayan başlıca unsur olmaya devam ediyor.
GYO ve sağlıkta operasyonel güç
Gayrimenkul yatırım ortaklıklarında kira gelirlerinin reel bazda güçlü kaldığı görülüyor. Ancak net kârlar yeniden değerleme kazançları, ertelenmiş vergi ve parasal pozisyon etkileri nedeniyle şirketler arasında farklılaşabilir. Sağlık sektöründe ise hasta trafiğindeki artış ve fiyat güncellemeleri operasyonel büyümeyi destekliyor. MLP Sağlık’ta güçlü faaliyet performansına rağmen ertelenmiş vergi gelirlerinin normalleşmesi net kârı sınırlayabilir.
İkinci çeyreğin ana teması şirket seçimi olacak
9 aracı kurumun beklentileri, ikinci çeyrek bilanço döneminde sektör bazlı yükselişten çok şirket bazlı ayrışmanın öne çıkabileceğini gösteriyor. İhracat geliri yüksek, döviz bazlı gelir yaratan, fiyatlama gücünü koruyan ve borçluluğunu yönetebilen şirketlerin daha güçlü sonuçlar açıklaması bekleniyor. İç talebe bağımlılığı yüksek, finansman giderleri artan ve marj baskısı yaşayan şirketlerde ise bilanço riskinin daha belirgin olabileceği değerlendiriliyor.
Not: Aracı kurum tahminleri beklenti niteliğindedir. Açıklanacak finansal sonuçlar tahminlerden farklılaşabilir ve bu değerlendirmeler yatırım tavsiyesi değildir.
