Ford Otomotiv Sanayi A.Ş. (FROTO), 2026 yılının ilk 6 ayına ilişkin finansal sonuçlarını ve güncellenen yıl sonu beklentilerini yatırımcılarla paylaştı. Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) yapılan açıklamada, şirketin finansal sonuç bülteni ve yatırımcı sunumunun kamuoyunun erişimine açıldığı bildirildi.
Şirketin yayımladığı sunumda, 2026'nın ilk yarısında küresel otomotiv sektöründe talepte yaşanan zayıflama, artan rekabet ve kur-enflasyon dengesizliğinin operasyonel kârlılık üzerinde baskı oluşturduğu belirtilirken, Ford Otosan'ın güçlü üretim altyapısı ve ihracat odaklı iş modeli sayesinde faaliyetlerini sürdürdüğü ifade edildi.
Ford Otosan'ın 2026 beklentileri revize edildi
Ford Otosan, yılın ikinci yarısına ilişkin beklentilerinde aşağı yönlü güncellemeye gitti. Şirket, yurt içi otomotiv pazarında beklenenden zayıf seyreden talep nedeniyle toplam Türkiye otomotiv pazarı beklentisini 1,2-1,3 milyon adet aralığına revize etti. Buna paralel olarak yurt içi perakende satış beklentisi 75-85 bin adet, toplam satış adedi beklentisi ise 655-715 bin adet seviyesine çekildi.
Şirket ayrıca daha önce "yatay" olarak öngördüğü satış gelirleri büyümesi beklentisini "orta-yüksek tek haneli daralma" olarak güncelledi. Düzeltilmiş FAVÖK marjı beklentisi ise %6-%7 aralığına revize edildi. Buna karşın toplam üretim hedefi 690-740 bin adet, yatırım harcaması beklentisi ise 300-400 milyon euro seviyesinde korundu.
İlk yarıda 427,1 milyar TL satış geliri
Ford Otosan, 2026 yılının ilk yarısında 427,1 milyar TL satış geliri elde ederken, düzeltilmiş FAVÖK 25,6 milyar TL, net dönem kârı ise 10,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Satış gelirlerinin %84'ü yurt dışı, %16'sı ise yurt içi faaliyetlerden elde edildi.
Ford Otosan yönetiminden değerlendirme
Şirket yönetimi, zorlu piyasa koşullarına rağmen üretim verimliliğini artırmaya, nakit üretim kapasitesini güçlendirmeye ve sermaye verimliliğini iyileştirmeye odaklanmayı sürdüreceklerini vurguladı. Açıklamada, Koçfinans satın alımının müşteri deneyimini geliştirme stratejisinde önemli bir adım olduğu belirtilirken, güçlü operasyonel yapı sayesinde uzun vadeli değer yaratma hedefinin korunduğu ifade edildi.
