Mia Teknoloji, yüksek teknolojili enerji yatırımları vizyonu doğrultusunda mikro modüler reaktörler (SMR) alanında stratejik bir adım attı. Şirket, 100 MW gücündeki mikro nükleer reaktör projesi için Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’na resmi başvurusunu gerçekleştirdi.
Mia Teknoloji A.Ş. (MIATK), Kamuyu Aydınlatma Platformu’na (KAP) yaptığı bildirimle enerji sektöründe dengeleri değiştirecek yeni projesini duyurdu. Şirket, T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından yürütülen Rekabet Öncesi İş Birliği Programı kapsamında, 100 MW gücünde mikro modüler reaktör (SMR) geliştirilmesi için başvuruda bulundu.
4 Yılda Yüzde 51 Yerlilik Hedefi
Mia Teknoloji’nin sunduğu yatırım planı, nükleer teknoloji alanında dışa bağımlılığı azaltmayı hedefleyen kritik bir yerlileştirme stratejisi içeriyor. Proje kapsamında, 4 yıllık süreç içerisinde en az yüzde 51 millileşme oranına ulaşılması hedefleniyor. Bu adım, Türkiye’nin nükleer enerji ekosisteminde yerli mühendislik kapasitesini artırmayı amaçlıyor.
Uluslararası İş Birliği ve İleri Teknoloji
Haberin detaylarına göre Mia Teknoloji, küresel ölçekte aktif projeleri bulunan uluslararası bir teknoloji sağlayıcısıyla teknik iş birliği sürecine başladı. İş birliğinin odak noktasını; entegre basınçlı su reaktörü (iPWR) temelli, modüler yapıya sahip ve çoklu kurulum senaryolarına uygun ileri nükleer çözümler oluşturuyor.
Stratejik Partner Ekosistemi
Projenin hayata geçirilme sürecinde Mia Teknoloji, farklı uzmanlık alanlarına sahip partnerleriyle entegre bir çalışma yürütecek:
Lider Sistem Teknolojileri A.Ş.: Kritik tesis güvenliği ve akıllı tehdit tespiti.
Global X A.Ş.: Ulusal ve uluslararası regülasyon uyumu ile lisanslama süreçleri.
Link Bilgisayar A.Ş.: Entegre yönetim sistemleri, dijital altyapı ve enerji yönetimi yazılımları.
Enerji Arz Güvenliği ve Dijital Dönüşüm
Özellikle veri merkezleri ve ağır sanayi kollarında artan enerji ihtiyacını karşılamayı hedefleyen proje; karbon emisyonlarının azaltılması ve enerji arz güvenliğinin sağlanması açısından büyük önem taşıyor. Mia Teknoloji, bu hamlesiyle Türkiye’nin nükleer değer zincirine erken aşamada dahil olarak "Türkiye Yüzyılı" vizyonu çerçevesinde stratejik bir konum elde etmeyi hedefliyor.
