YatırımX Şirket Haberleri Sparta Portföy Başkanı Taner Özarslan: Gelecek bu şirketlerde

Sparta Portföy Başkanı Taner Özarslan: Gelecek bu şirketlerde

Sparta Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Taner Özarslan, girişim sermayesi, Borsa İstanbul'daki değerleme anomalileri, CAATSA, yapay zekâ, savunma sanayisi ve Türkiye ekonomisine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.

Sparta Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Taner Özarslan, sermaye piyasalarından jeopolitiğe, yapay zekâdan savunma sanayisine kadar birçok başlıkta dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Özarslan, Türkiye'nin büyüme hikâyesinin yalnızca Borsa İstanbul'da işlem gören şirketlerden ibaret olmadığını belirterek, girişim sermayesi ekosisteminin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

"Türkiye 600 şirketten ibaret değil"

Özarslan, Türkiye'de halka açık şirketlerin dışında önemli bir potansiyel bulunduğunu vurgulayarak, yüksek teknoloji ve Ar-Ge odaklı girişimlerin daha fazla desteklenmesi gerektiğini ifade etti.

"Türkiye, 600 şirketten oluşmuyor. Daha halka açılmamış, büyüme potansiyeline sahip, çok ileri teknoloji ve Ar-Ge yatırımları yapan şirketler var. Esas yüksek büyüme potansiyeli bu şirketlerde bulunuyor."

ABD'de yıllardır girişim sermayesi ve private equity fonlarının teknoloji şirketlerinin büyümesinde kritik rol oynadığını belirten Özarslan, Türkiye'de de bu fonlama mekanizmalarının daha etkin hale getirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Borsa İstanbul için "anomali" uyarısı

Özarslan, bazı şirketlerin piyasa değerlerine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulunarak Borsa İstanbul'da zaman zaman sağlıklı fiyatlamalardan uzaklaşılabildiğini söyledi.

"Bazı şirketler, Türkiye'nin en büyük holdinglerinin üzerinde piyasa değerleriyle işlem görüyor. Halka açıklık oranları nedeniyle kısa sürede BIST 30'a girebiliyorlar. Bunun için hızlı ve etkin düzenlemeler yapılması gerekiyor."

Yabancı yatırımcı güveninin korunmasının önemine dikkat çeken Özarslan, hisse senedi piyasasında yaşanabilecek güven kaybının tahvil piyasası, swap işlemleri ve genel portföy yatırımları üzerinde de olumsuz etkiler oluşturabileceğini ifade etti.

CAATSA değerlendirmesi

ABD'nin Türkiye'ye yönelik CAATSA yaptırımlarına da değinen Özarslan, yaptırımların gevşetilmesi veya kaldırılmasının orta vadede ekonomi açısından olumlu sonuçlar doğurabileceğini belirtti.

Özarslan, "ABD'den birçok ürünü yaptırımlar nedeniyle temin edemiyoruz. Ürün akışının başlaması finansman ve ticaretin de artması anlamına gelir. Bu da nakit akışları, likidite ve döviz piyasaları açısından olumlu bir tablo oluşturabilir." dedi.

Batı ile ilişkiler finans piyasalarını destekleyebilir

Türkiye'nin uluslararası finansmana erişiminde Batı ile ilişkilerin önemine değinen Özarslan, son yıllarda yaşanan sermaye hareketlerine dikkat çekti.

Doğu eksenli politikaların ardından uluslararası finans kuruluşlarının Türkiye'ye daha kısa vadeli ve daha yüksek maliyetli kaynak sağlamaya başladığını belirten Özarslan, sermaye ve teknolojinin büyük bölümünün hâlâ Batı'da bulunduğunu söyledi.

Türkiye'nin NATO üyeliği ve stratejik konumunun yeniden ön plana çıktığını ifade eden Özarslan, Batı ile ilişkilerde yaşanacak normalleşmenin finans piyasaları açısından olumlu etkiler oluşturabileceğini kaydetti.

Savunma ve yapay zekâ öne çıkıyor

Savunma harcamalarındaki küresel artışın havacılık, uzay teknolojileri ve otonom sistemler gibi alanlarda yeni fırsatlar doğurduğunu belirten Özarslan, nesnelerin haberleşmesi teknolojilerinin önümüzdeki dönemde daha kritik hale geleceğini ifade etti.

Yapay zekâ yatırımlarının trilyon dolarlık büyüklüklere ulaştığını söyleyen Özarslan, özellikle Asya'nın çip üretimindeki lider konumuna dikkat çekerek yatırımcıların yalnızca büyük teknoloji şirketlerine değil, büyüme aşamasındaki çip üreticilerine de odaklanmasının faydalı olabileceğini dile getirdi.

Ortadoğu'da belirsizlik sürüyor

Ortadoğu'daki jeopolitik gelişmeleri de değerlendiren Özarslan, Körfez ülkelerinin savaş ortamından ekonomik olarak olumsuz etkilendiğini belirterek bölgede tansiyonun düşmesinin hem turizm hem de yatırımlar açısından önemli olduğunu söyledi.

İran ile olası anlaşmalara rağmen İsrail, İran ve Lübnan hattındaki jeopolitik risklerin tamamen ortadan kalkmasının zaman alacağını ifade eden Özarslan, bölgedeki gerginliklerin dönem dönem yeniden gündeme gelebileceğini sözlerine ekledi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *