Türk Hava Yolları (THY), küresel havacılık sektöründe yaşanan uçak teslimat gecikmeleri, artan yakıt maliyetleri ve jeopolitik risklere rağmen 2033 stratejisinden vazgeçmiyor. Ancak şirketin yeni dönemde önceliği kapasite büyütmekten çok kârlılığı artırmak olacak. Bu mesaj, IATA'nın Rio de Janeiro'da düzenlenen 82. Genel Kurulu kapsamında konuşan THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker'den geldi.

Uçak Krizi THY'nin Planlarını Zorluyor
Küresel havacılık sektörünün en büyük sorunlarından biri haline gelen uçak teslimat gecikmeleri THY'yi de etkiliyor. Prof. Dr. Murat Şeker, Airbus ve Boeing tarafında yaşanan gecikmeler nedeniyle 2026 yılında filoya katılması planlanan birçok uçağın ertelendiğini söyledi.
Şeker ayrıca motor kaynaklı teknik sorunlar nedeniyle yaklaşık 35 uçağın yerde beklediğini belirterek, bunun hem maliyetleri artırdığını hem de operasyonel verimliliği olumsuz etkilediğini ifade etti.
Yeni Dönemin Önceliği Kârlılık
THY'nin 2033 stratejisinin oluşturulmasında aktif rol aldığını belirten Şeker, mevcut şartlarda büyümeden çok kârlılığı destekleyecek projelere odaklanacaklarını söyledi. Şeker, "Gelir ve ciro büyütmekten ziyade kârlılığımıza daha fazla katkı sağlayacak projeleri önemsiyor olacağız" ifadelerini kullandı. Bu kapsamda dijital dönüşüm projeleri, yan gelir modelleri ve iştiraklerin performansının daha fazla önem kazanacağı belirtiliyor.
THY'nin dijital dönüşüm sürecinde yapay zekâ kullanımının her geçen gün arttığını vurgulayan Şeker, gelir yönetimi, rota planlama, operasyon optimizasyonu ve müşteri deneyimi alanlarında yapay zekâ destekli sistemlerden yararlandıklarını söyledi. Çağrı merkezlerinden muhasebe süreçlerine kadar birçok operasyonun dijitalleştiğini belirten Şeker, bu dönüşümün hem maliyetleri azaltacağını hem de müşteri memnuniyetini artıracağını ifade etti.
Asya ve Uzak Doğu Büyümenin Merkezi Olacak
THY'nin önümüzdeki dönemde büyüme odağında Asya bulunuyor. Çin, Japonya, Singapur, Malezya, Endonezya ve Hindistan gibi pazarlarda kapasite artırma çalışmalarının sürdüğünü belirten Şeker, özellikle Çin'de uzun yıllar süren görüşmelerin ardından haftalık frekans hakkının 21'den 49'a çıkarıldığını açıkladı. Ortadoğu'da yaşanan jeopolitik gerilimlerin ardından bazı kapasitelerin Asya pazarlarına kaydırıldığını ifade eden THY yönetimi, Çin ve Güneydoğu Asya'da talebin güçlü seyrettiğini belirtiyor.
Avustralya ve Yeni Zelanda Planları Gündemde
THY'nin ultra uzun menzilli uçuş planları da gündemdeki yerini koruyor. Avustralya seferleri için özel konfigürasyona sahip Airbus A350 uçaklarının teslimatında gecikmeler yaşandığını belirten Şeker, söz konusu uçakların 2027-2028 döneminde filoya katılmasının beklendiğini söyledi.
Yeni Zelanda'nın da değerlendirilen destinasyonlar arasında olduğunu ifade eden Şeker, Güney Amerika'da yeni şehirlerin ve frekans artışlarının da gündemde olduğunu kaydetti.

Prof. Dr. Murat Şeker IATA Yönetimine Seçildi
Rio de Janeiro'da düzenlenen IATA Genel Kurulu'nda önemli bir gelişme daha yaşandı. THY Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Murat Şeker, Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'nin (IATA) yeni yönetim kuruluna seçildi. Aynı toplantıda Pegasus adına görev yapan Mehmet Nane'nin ise 2027 yılında IATA Yönetim Kurulu Başkanı olacağı açıklandı. Böylece Nane, IATA tarihinde ikinci kez başkanlık görevini üstlenecek ilk isim olacak.
2033 Stratejisinde Revizyon Sinyali
Prof. Dr. Murat Şeker, 2023 yılında duyurulan THY 2033 stratejisinin üçüncü yılına girildiğini belirterek yıl sonuna kadar kapsamlı bir değerlendirme yapılacağını açıkladı. Küresel havacılıkta değişen koşulların ardından şirketin önceliklerinin yeniden şekillendirileceğini ifade eden Şeker, güncellenmiş yol haritasının önümüzdeki dönemde kamuoyuyla paylaşılabileceğinin sinyalini verdi.
THY'nin yeni dönemdeki temel yaklaşımı ise net: Daha fazla büyümekten önce daha verimli, daha dijital ve daha kârlı bir yapı oluşturmak.
Sık Sorulan Soru: Yatırımcı bu açıklamaları nasıl yorumlamalı?
THY'nin büyümeden çok kârlılığa odaklanması ne anlama geliyor?
THY yönetiminin verdiği mesajlar, önümüzdeki dönemde yalnızca yolcu ve kapasite artışına değil, elde edilen gelirin daha verimli yönetilmesine odaklanılacağını gösteriyor. Bu durum marjların korunması ve kârlılığın desteklenmesi açısından yatırımcılar tarafından olumlu değerlendirilebilir.
Uçak teslimatlarındaki gecikmeler THY için risk mi?
Evet. Airbus ve Boeing kaynaklı teslimat gecikmeleri şirketin büyüme hızını yavaşlatabilir. Ancak yönetimin açıklamalarına göre THY bu dönemde kapasiteyi farklı bölgelere kaydırarak gelir kaybını sınırlamaya çalışıyor.
Yapay zekâ ve dijitalleşme neden önemli?
THY yönetimi, yapay zekâyı gelir yönetimi, rota optimizasyonu ve müşteri hizmetlerinde daha fazla kullanmayı planlıyor. Bu tür yatırımlar uzun vadede maliyetleri azaltırken operasyonel verimliliği artırabilir.
Asya vurgusu yatırımcı açısından neden dikkat çekici?
Çin başta olmak üzere Asya pazarlarında kapasite artırma planları, THY'nin yüksek büyüme potansiyeline sahip bölgelerde pazar payını artırmak istediğini gösteriyor. Özellikle Çin frekanslarının artırılması uzun vadeli büyüme açısından önemli bir gelişme olarak değerlendirilebilir.
Bu açıklamaların genel özeti nedir?
Yönetimin mesajı oldukça net: THY artık sadece daha fazla uçmaya değil, daha verimli ve daha kârlı büyümeye odaklanıyor. Bu nedenle yatırımcıların önümüzdeki dönemde yolcu sayısından çok kârlılık, birim gelirler, dijitalleşme yatırımları ve marjlardaki gelişmeleri takip etmesi daha anlamlı olabilir.
