Türkiye Varlık Fonu bünyesindeki Türk Altın İşletmeleri, Azerbaycan’ın devlet şirketi AzerGold ile kapsamlı iş birliği görüşmelerine başladı. Henüz bağlayıcı bir anlaşmaya varılmazken; cevher tedariki, ortak maden işletmeciliği, yeni sahaların geliştirilmesi ve mevcut tesislerin kapasite kullanımının artırılması seçenekler arasında bulunuyor.
Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik ilişkilerde madencilik ve altın üretimini kapsayan yeni bir dönem gündeme geldi. Türkiye Varlık Fonu denetimindeki Türk Altın İşletmeleri AŞ, Azerbaycan’ın önde gelen altın madenciliği şirketlerinden AzerGold CJSC ile kapsamlı iş birliği imkanlarının değerlendirilmesi amacıyla görüşmelere başladı.
Türk Altın İşletmeleri tarafından Kamuyu Aydınlatma Platformu’na yapılan açıklamada, görüşmelerin şirketin büyüme stratejileri ve üretim kapasitesinin daha verimli kullanılması hedefleri doğrultusunda başlatıldığı bildirildi.
Taraflar arasında henüz imzalanmış bağlayıcı bir anlaşma bulunmuyor. Sürecin olumlu sonuçlanması halinde iş birliğinin cevher tedarikinden ortak maden işletmeciliğine, yeni sahaların geliştirilmesinden büyük ölçekli projelerde teknik ortaklığa kadar uzanabileceği değerlendiriliyor.
İş birliğinde dört seçenek öne çıkıyor
Türk Altın ile AzerGold arasındaki görüşmelerde iş birliğinin kapsamı henüz kesinleşmedi. Ancak olası ortaklık modelinde dört temel başlığın öne çıkabileceği belirtiliyor:
- Azerbaycan’daki sahalardan Türkiye’ye cevher tedarik edilmesi
- Mevcut veya yeni maden sahalarının ortak işletilmesi
- Büyük ölçekli projelerde teknik ve operasyonel ortaklık kurulması
- Türk Altın’ın mevcut işleme tesislerindeki kapasite kullanımının artırılması
Türk Altın İşletmeleri, olası iş birliğiyle uluslararası pazarlardaki operasyonel yetkinliğini artırmayı, bölgesel sinerji oluşturmayı ve küresel madencilik sektöründeki stratejik konumunu güçlendirmeyi hedefliyor.
Şirket ayrıca mevcut tesislerin kapasite kullanım oranlarının optimize edilmesini ve sürdürülebilir büyümenin hızlandırılmasını amaçlıyor.
Taraflar arasında nihai bir anlaşmaya varılması halinde gelişmelerin Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatı kapsamında yatırımcılarla paylaşılacağı belirtildi.
Yatırımcılar hangi gelişmeleri takip edecek?
Görüşmelerin açıklanmasının ardından yatırımcıların odağında üç kritik konu bulunuyor. Bunların ilkini iş birliği modelinin kapsamı oluşturuyor. Azerbaycan’dan cevher tedariki, ortak maden işletmeciliği veya yeni sahaların geliştirilmesinde teknik ortaklık seçeneklerinden hangisinin tercih edileceği henüz netlik kazanmadı.
İkinci önemli başlık, Türk Altın’ın AzerGold’un büyük ölçekli projelerinde üstlenebileceği rol olacak. Özellikle Kelbecer ve Filizchay gibi yüksek rezerv potansiyeline sahip sahalar, olası ortaklık açısından öne çıkıyor.
Üçüncü başlık ise kapsamlı bir çerçeve anlaşmaya ulaşılması durumunda uygulanacak takvim ve yatırım büyüklüğü olacak.
AzerGold üretimini dokuz yılda iki katından fazla artırdı
Azerbaycan Cumhurbaşkanlığının 11 Şubat 2015 tarihli kararnamesiyle kurulan AzerGold, ülkedeki demir dışı metal yataklarının araştırılması, geliştirilmesi ve yönetilmesinde önemli bir rol üstleniyor.
Şirket, 2016 yılında faaliyetlerine başladı ve 2017’de Daşkesen bölgesindeki Çovdar madeninde fiili altın üretimine geçti. İlk faaliyet yılında yaklaşık 34 bin ons olan altın üretimi, 2025 itibarıyla 73 bin onsun üzerine çıktı.
AzerGold’un dokuz yıllık toplam üretimi 546 bin ons altına ulaşırken, gümüş üretimi 1 milyon onsu aştı. Şirketin altın ihracatından elde ettiği toplam gelirin 1,8 milyar manata, yaklaşık 1,04 milyar dolara ulaştığı belirtiliyor.
Bugüne kadar 236 milyon manatın üzerinde vergi ve sosyal ödeme gerçekleştiren AzerGold, yaklaşık 2 bin 500 kişiye istihdam sağlıyor.
Azerbaycan’ın toplam altın üretimi ise 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 11,3 artarak 2 bin 965 kilograma yükseldi.
Mevcut tesisler Azerbaycan cevheriyle buluşabilir
Olası iş birliğinde öne çıkan seçeneklerden biri, Türk Altın’ın Türkiye’deki mevcut işleme kapasitesinin Azerbaycan kaynaklı cevherle daha verimli kullanılması olarak gösteriliyor.
Türk Altın; Ovacık, Çukuralan, Mastra, Kaymaz ve Himmetdede’de önemli bir altın üretim ve işleme altyapısına sahip bulunuyor.
AzerGold tarafında ise Çovdar madenindeki oksit üretim aşamasının ardından, tenörü ton başına 2,5-3 gram seviyesinde bulunan sülfit aşamasına geçildi. Aghyokhush, Marah, Tulallar ve Ortakend sahalarıyla birlikte şirketin 1 milyon onsu aşan cevher potansiyeline sahip olduğu ifade ediliyor.
Bu tablo, Türk Altın’ın mevcut işleme kapasitesiyle AzerGold’un büyüyen cevher portföyünün aynı üretim modeli içerisinde değerlendirilebileceği yönündeki beklentileri güçlendiriyor.
Filizchay ve Kelbecer projeleri dikkat çekiyor
AzerGold’un geliştirme portföyündeki büyük ölçekli maden sahaları, olası iş birliğinin en dikkat çekici bölümünü oluşturuyor.
Balaken bölgesinde bulunan Filizchay sahası, yaklaşık 3 milyon ons altın değerinde rezerv potansiyeliyle Avrupa’nın önemli polimetalik yatakları arasında gösteriliyor.
Karabağ bölgesindeki Kelbecer Söğütlü-Zod sahasında ise yaklaşık 3,6 milyon ons rezerv bulunduğu belirtiliyor.
Türk Altın’ın arama, geliştirme, cevher işleme ve maden işletmeciliğindeki deneyiminin bu projelerde teknik veya operasyonel ortaklığın önünü açabileceği değerlendiriliyor.
AzerGold entegre madencilik modeli uyguluyor
AzerGold’un faaliyetleri yalnızca altın üretimiyle sınırlı değil. Şirket, 2020 yılında kurduğu Chovdar Entegre Bölgesel İşleme Sahası ile çevredeki yataklardan çıkarılan cevherlerin tek merkezde işlenmesini sağlayan bir üretim modeli oluşturdu.
Aynı yıl Daşkesen’de bulunan yaklaşık 350 milyon tonluk demir cevheri yataklarının sorumluluğunu da üstlenen şirket, kendi üretimi olan altın sikke ve külçelerle yerel pazara giriş yaptı.
AzerGold’un çok metalli ve entegre işletme modeli, Türk Altın’ın Türkiye’de uyguladığı madencilik yapısıyla benzerlik taşıyor. Bu benzerliğin, olası iş birliğinin teknik ve operasyonel açıdan daha hızlı ilerlemesine katkı sağlayabileceği belirtiliyor.
Türkiye ile Azerbaycan arasında stratejik altın hattı
Görüşmeler, küresel piyasalarda altın fiyatlarının yüksek seyrettiği ve merkez bankalarının rezervlerinde altının ağırlığını artırdığı bir dönemde başladı.
Azerbaycan Devlet Petrol Fonu SOFAZ’ın altın rezervini bir yılda yüzde 36 artırarak 200 tona çıkardığı ve portföyündeki altın payını yüzde 38 seviyesine yükselttiği ifade ediliyor.
Bakü yönetiminin altını stratejik bir rezerv varlığı olarak konumlandırdığı bu süreçte, Türkiye ile Azerbaycan arasında üretim ve madencilik odaklı yeni bir iş birliği hattının kurulması iki ülkenin ekonomik hedefleri açısından önem taşıyor.
Türk Altın ile AzerGold arasındaki görüşmelerin anlaşmayla sonuçlanması halinde, tarafların mevcut üretim altyapıları ile yüksek potansiyele sahip maden sahalarının aynı stratejik çatı altında buluşturulması mümkün olabilecek. Ancak iş birliğinin kapsamı, yatırım tutarı ve uygulama takvimi taraflar arasında imzalanabilecek nihai anlaşmayla netleşecek.
