ABD tahvil piyasasında son dönemde yaşanan sert satış dalgasının kısa vadede sona ermeyeceği yönündeki beklentiler güçleniyor. Reuters’ın analizine göre yatırımcılar, yüksek enflasyon, faiz beklentileri ve küresel riskler nedeniyle tahvil piyasasındaki baskının önümüzdeki dönemde de sürebileceğini düşünüyor.
ABD 10 yıllık tahvil faizleri son yükselişle birlikte yüzde 4,6 seviyelerine yaklaşırken, bazı analistler yeni hedefin yüzde 4,75 olabileceğini belirtiyor. Uzmanlara göre piyasalar hâlâ enflasyon riskini tam anlamıyla fiyatlayabilmiş değil.
Piyasalar enflasyonu hafife mi alıyor?
Analistler, özellikle İran savaşı sonrası yükselen enerji fiyatlarının küresel enflasyon baskısını yeniden artırdığını ifade ediyor. Petrol fiyatlarında yaşanan yükselişin merkez bankalarını yeniden faiz artırımı baskısıyla karşı karşıya bırakabileceği belirtiliyor.
Reuters analizinde yer alan değerlendirmelere göre yatırımcılar artık ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz indirimine gitmek yerine yeniden faiz artırımı yapabileceğini fiyatlamaya başladı. Bu durum özellikle uzun vadeli tahvil faizlerinde sert yükselişleri beraberinde getiriyor.
ABD 10 yıllık tahvil faizinde yüzde 4,75 senaryosu
ING Global Rates Başkanı Padhraic Garvey, ABD 10 yıllık tahvil faizinin önümüzdeki süreçte yüzde 4,75 seviyesine kadar yükselebileceğini söyledi. Reuters’a konuşan Garvey, tahvil piyasasındaki satış baskısının devam edeceğini belirtti.
Uzmanlara göre ABD tahvil faizlerindeki yükseliş yalnızca tahvil piyasasını değil; hisse senetleri, emtia ve kripto para piyasalarını da doğrudan etkiliyor. Yükselen faizler şirketlerin ve tüketicilerin borçlanma maliyetlerini artırırken, riskli varlıklar üzerinde baskı oluşturuyor.
Yabancı yatırımcı desteği zayıflıyor
Reuters analizinde dikkat çeken bir diğer nokta ise ABD tahvil piyasasındaki yatırımcı profilinin değişmesi oldu. Geleneksel uzun vadeli yabancı yatırımcıların yerine daha kısa vadeli ve fiyat hassasiyeti yüksek fonların piyasada ağırlık kazandığı belirtiliyor.
Analistlere göre bu durum, tahvil faizlerindeki yükselişin eskisi kadar hızlı şekilde alıcı çekememesine neden oluyor. Özellikle Çin gibi büyük yabancı yatırımcıların geçmişteki kadar güçlü destek vermemesi piyasadaki kırılganlığı artırıyor.
Tahvil piyasasındaki stres küresel boyuta ulaştı
Sadece ABD değil; Japonya, İngiltere ve Avrupa tahvil piyasalarında da son dönemde sert hareketler yaşanıyor. G7 ülkelerinin uzun vadeli borçlanma maliyetleri son 20 yılın en yüksek seviyelerine yaklaşırken, yatırımcılar küresel ölçekte yeni bir “yüksek faiz dönemi” riskini tartışıyor.
Uzmanlar, tahvil piyasasında yaşanacak yeni dalgalanmaların hisse senedi piyasalarında da volatiliteyi artırabileceği uyarısında bulunuyor.
