İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD merkezli sosyal medya platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, ülkesinin petrol ihracatına yönelik kısıtlama ve engelleme girişimlerine sert tepki gösterdi. Kalibaf, 22 Temmuz tarihinde yayımladığı mesajı yeniden paylaşarak bölgesel enerji ihracatı, boğaz güvenliği ve askerî dengelere ilişkin Tahran yönetiminin kararlı duruşunu kamuoyuna tazeledi.
ABD’nin İran petrolünün uluslararası pazarlara satışını engelleme çabalarına işaret eden Kalibaf, Orta Doğu'daki enerji dengelerinin tek taraflı hamlelerle bozulamayacağını vurguladı. İran’ın ihracat hakkından mahrum bırakıldığı bir senaryoda, bölgedeki diğer hiçbir ülkenin de güvenli bir şekilde petrol satışı gerçekleştiremeyeceğini ifade etti.
"Savaşın denklemi açık: Ya herkes ya hiç kimse"
Açıklamasında küresel enerji pazarlarını doğrudan ilgilendiren askeri ve ekonomik gerilime dikkat çeken Kalibaf, "Savaşın denklemi açıktır: Ya herkes ya hiç kimse. Bizim petrol satamadığımız bir bölgede kimse petrol satamayacak" ifadelerini kullanarak bölgesel ve küresel aktörlere açık bir rest çekti.
İran’ın enerji, liman ve nakliye altyapısının hedef alınması durumunda bölgesel dengelerin de korunmayacağını aktaran Meclis Başkanı, Tahran'ın altyapı güvenliği sağlanmadığı sürece Orta Doğu genelindeki hiçbir ticari ve sınai altyapının emniyette sayılamayacağını kaydetti.
Hürmüz Boğazı'nda eski statüye dönüş kapandı
Dünya petrol trafiğinin en kritik geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nın stratejik önemine değinen Kalibaf, deniz seyrüsefer güvenliği ile bölgedeki yabancı askerî varlık arasındaki doğrudan ilişkiye parmak bastı. Boğazdaki seyrüsefer rejiminin eski durumuna dönmeyeceğinin altını çizen Kalibaf, gerilimin düşmesi ve seyrüsefer emniyetinin sağlanması için Amerikan güçlerinin Orta Doğu'dan tamamen çekilmesi gerektiğini belirtti.
Tahran yönetiminin bu stratejik yaklaşımı daha önce de defalarca dile getirdiğini hatırlatan Kalibaf; İran'ın meşru petrol ihracatı hakları, altyapı dokunulmazlığı ve bölgesel güvenlik koşullarının birbirinden ayrı düşünülemeyecek bir bütün olduğunu vurguladı.
