DEİK Türkiye–Avrupa İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Avrupa ile ticaretin kritik önemine vurgu yaparken, küresel konjonktürde alternatif pazarların da masada tutulması gerektiğini belirtti.
Bloomberg HT’de yayınlanan Finans Merkezi programına katılan DEİK Türkiye–Avrupa İş Konseyi Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Türk iş dünyasının Avrupa Birliği (AB) liderlerine sunduğu açık mektubu ve Türkiye-AB ilişkilerinin geleceğini değerlendirdi. Yalçındağ, Türkiye’nin ana hedefinin AB üyeliği olduğunun altını çizerek, değişen dünya dengeleri içerisinde izlenmesi gereken stratejileri paylaştı.
Avrupa Ticarette Vazgeçilmez Güç
Yalçındağ, Avrupa’nın Türkiye için en büyük ticaret ortağı olduğunu hatırlatarak, toplam ticaret hacminin %50’den fazlasının bu coğrafya ile gerçekleştiğini vurguladı. Ancak Trump dönemiyle birlikte başlayan ticaret savaşlarının Avrupa’yı zor bir sürece soktuğunu belirten Yalçındağ, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Avrupa, büyüme hikayesi yakalamakta zorlanan ve kendi iç yapısını tartışan bir topluluk haline geldi. Trump'ın baskısı altında Avrupa kendini yeniden tanımlamaya çalışıyor. Bizim yol haritamızda bu baskının boyutlarını öngörmek zordu."
‘Made in Europe’ Riski ve Alternatif Pazarlar
Avrupa’nın üretim ve tedarik zincirini korumak adına geliştirdiği 'Made in Europe' projesinin Türkiye üzerinde negatif etkiler yaratabileceğine dikkat çeken Yalçındağ, proaktif olunması gerektiğini savundu. Yalçındağ, "Avrupa'dan vazgeçmiyoruz ama 'Bize de kısıtlama gelir mi?' diye beklemeden alternatif pazarları ve 'B planlarını' hazır tutmalıyız. Yine de esas olan, Avrupa ile Türkiye’nin birlikteliğinden doğacak faydaları masaya koymaktır," dedi.
"Avrupa'da Liderlik Eksikliği Var"
Avrupa’daki ekonomik yavaşlamanın ve çözüm üretememe sorununun temelinde lider eksikliği yattığını savunan Yalçındağ, iş dünyası ile siyaset arasındaki kopukluğa değindi:
Şirketlerin Bakışı: Avrupalı şirketler Türkiye ile iş birliğine sıcak bakıyor ve rekabetçilik için Türkiye’yi önemli bir partner olarak görüyor.
Siyasi Engel: Avrupa coğrafyasında, özellikle Almanya gibi sürükleyici ülkelerde, süreci yönetecek güçlü bir liderlik eksikliği hissediliyor.
Ağır İşleyen Süreçler: Avrupa’yı yöneten mekanizmalar çok yavaş hareket ediyor.
Yalçındağ, Türk iş dünyası olarak yazdıkları mektup sonrası randevu taleplerinde bulunduklarını ve kabul edilen yol haritası üzerinden bire bir görüşmelerle süreci ilerleteceklerini belirterek sözlerini noktaladı.
