Mevduat faizlerinde gerileme yatırımcıların alternatif getiri arayışını hızlandırırken, yatırım fonları yeniden radarın merkezine yerleşiyor. Son dönemde performansıyla dikkat çeken fonlardan biri de Kuveyt Türk Portföy tarafından yönetilen KCV – Çoklu Varlık Katılım Fonu oldu.
KCV'yi benzerlerinden ayıran temel özellik ise yalnızca getirisi değil. Fon, 7 üzerinden 2 risk değeriyle düşük risk kategorisinde bulunmasına rağmen son yıllarda güçlü bir performans ortaya koyuyor.
1 yılda yüzde 55'i aşan getiri
Ağustos 2026 itibarıyla KCV'nin dönemsel performansına bakıldığında dikkat çekici bir tablo ortaya çıkıyor.
Fon son 1 ayda yaklaşık yüzde 3,9, 3 ayda yüzde 7,7, 6 ayda yüzde 22,2 getiri sağladı. Yılbaşından bu yana getirisi yüzde 35 seviyesine ulaşırken, son 1 yıllık performansı ise yüzde 55'in üzerine çıktı.
Daha uzun vadede bakıldığında KCV'nin son 3 yıllık getirisi yüzde 240'ın üzerinde bulunuyor.
Fonun geçmiş performansı gelecek dönem getirileri için garanti anlamına gelmese de bu rakamlar özellikle fonun 2/7 seviyesindeki risk değeriyle birlikte değerlendirildiğinde dikkat çekiyor.
KCV klasik bir hisse senedi fonu değil
KCV'nin portföy yapısında en dikkat çekici nokta çeşitlendirme.
Fon bütün varlığını Borsa İstanbul'daki hisselere yönlendirmek yerine piyasa koşullarına göre farklı yatırım araçları arasında dağılım yapıyor.
Kuveyt Türk Portföy tarafından yayımlanan portföy dağılımında taahhütlü işlemlerin ağırlığı yaklaşık yüzde 49, kamu kira sertifikalarının payı yüzde 17, yerli hisse senetlerinin ağırlığı yüzde 13, yabancı hisse senetlerinin payı ise yaklaşık yüzde 10 seviyesinde bulunuyor.
Böylece fonun önemli bölümü daha düşük oynaklığa sahip araçlarda değerlendirilirken portföyün bir bölümüyle hem Borsa İstanbul'daki hem de küresel piyasalardaki yükseliş potansiyeline ortak olunuyor.
Portföyünde hangi hisseler var?
KCV'nin yerli hisse portföyünde Türkiye'nin büyük ve likit şirketleri öne çıkıyor.
Fonun son dönem portföyünde RGYAS, ASELS, MPARK, BIMAS ve TUPRS gibi Borsa İstanbul şirketleri bulunuyor.
Ancak fonun yatırım evreni yalnızca Türkiye ile sınırlı değil.
KAP'a bildirilen fon işlemlerinde Apple, Qualcomm ve Broadcom gibi ABD'de işlem gören teknoloji şirketlerinin de portföye dahil edildiği görülüyor.
Bu yapı KCV yatırımcısına tek bir fon üzerinden hem Türkiye hem de küresel piyasalara sınırlı ölçüde erişim imkânı sağlıyor.
Fonun büyüklüğü 2,5 milyar TL'yi geçti
KCV'ye yatırımcı ilgisi de son dönemde belirgin şekilde arttı.
Ağustos 2026 verilerine göre fonun toplam büyüklüğü yaklaşık 2,5 milyar TL seviyesine ulaşırken yatırımcı sayısı 12 bin 900'ü geçti.
Yılbaşından bu yana fon büyüklüğündeki artış ve yatırımcı sayısındaki yükseliş, KCV'ye yönelik ilginin yalnızca fiyat performansından kaynaklanmadığını; fona yeni yatırımcı girişinin de gerçekleştiğini gösteriyor.
Bununla birlikte kısa vadede fondan dönemsel para çıkışları da yaşanıyor. Dolayısıyla yatırımcı ilgisinin her dönemde aynı yönde ilerlemediğini belirtmek gerekiyor.
Fon yöneticisi varlık dağılımını değiştirebiliyor
KCV'nin en önemli özelliklerinden biri aktif yönetilen çoklu varlık fonu olması.
Fon yönetimi piyasa şartlarına göre hisse senedi, kira sertifikası, katılım esaslı para piyasası araçları ve yabancı varlıkların ağırlığını değiştirebiliyor.
Fonun eşik değeri de yüzde 50 BIST-KYD Özel Sektör Kira Sertifikaları Endeksi ve yüzde 50 BIST Katılım 100 Getiri Endeksi üzerinden oluşturuluyor.
Bu nedenle KCV'yi doğrudan bir BIST fonuyla kıyaslamak doğru olmayabilir. Borsa İstanbul'un sert yükseldiği dönemlerde hisse yoğun fonların gerisinde kalması mümkünken, piyasanın dalgalandığı dönemlerde çeşitlendirilmiş yapısı fonun oynaklığını sınırlayabiliyor.
Yönetim ücreti yüzde 2,50
Fonun yatırımcı açısından dikkat edilmesi gereken noktalarından biri ise maliyet tarafı.
KCV'de yıllık yönetim ücreti yüzde 2,50 seviyesinde bulunuyor. Fon getirileri açıklanırken fonun giderleri fon fiyatına yansıtıldığı için yatırımcıların gördüğü geçmiş performans rakamları bu maliyetlerin etkisini içeriyor.
Fonun alış işlemlerinde valör T+1, satış işlemlerinde ise T+2 olarak uygulanıyor.
KCV neden dikkat çekiyor?
KCV'nin son dönemde öne çıkmasının temel nedeni yalnızca yüksek getiri sağlaması değil. Fon, portföyünün önemli bölümünü daha düşük oynaklıklı araçlarda tutarken Borsa İstanbul ve yabancı hisse senetlerinden de getiri elde etmeye çalışıyor.
Özellikle mevduat faizlerinin gerilediği ve yatırımcıların alternatif arayışının arttığı bir dönemde 2/7 risk seviyesine sahip bir fonun son 1 yılda yüzde 55'in üzerinde, son 3 yılda ise yüzde 240'ın üzerinde getiri sağlamış olması KCV'yi yakından takip edilen fonlardan biri haline getiriyor.
Ancak fonun geçmiş performansının gelecek dönem için bir getiri garantisi oluşturmadığını ve portföy dağılımının fon yönetimi tarafından piyasa şartlarına göre değiştirilebildiğini de unutmamak gerekiyor.
